İsrail’in İran’a yönelik düzenlediği geniş çaplı saldırılar, Orta Doğu’daki tansiyonu doruk noktasına çıkardı. Tahran, Tebriz ve Natanz gibi kritik bölgelerin hedef alındığı saldırılar, İran’da sivil can kayıplarına ve önemli askeri kayıplara yol açtı. İran’dan gelen açıklamalar “çok sert yanıt” verileceği yönündeyken, uluslararası toplum itidal çağrısında bulunuyor. Ancak bölgedeki tüm aktörlerin söylemleri ve eylemleri, gerilimin kolay kolay düşmeyeceğini gösteriyor.
İsrail’in “Yükselen Aslan” Operasyonu ve Hedefleri
İsrail, operasyonun adını “Yükselen Aslan” olarak duyururken, bu saldırıların “önleyici, hassas ve kombine” bir nitelik taşıdığını belirtti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, “İran’ın farklı bölgelerindeki nükleer hedefler de dahil olmak üzere düzinelerce askeri hedefe yönelik saldırıların ilk aşamasının tamamlandığı” ifade edildi. Onlarca jetin katıldığı saldırılarda, Natanz’daki uranyum zenginleştirme merkezinin ve “nükleer bomba üreten bilim insanlarının” hedef alındığı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından doğrulandı.
Sivil Hedefler ve Can Kayıpları
İran devlet televizyonu, İsrail saldırılarında Tahran’da sivil yerleşim yerlerinin vurulduğunu ve bu saldırılar sonucunda ilk belirlemelere göre beş kişinin yaşamını yitirdiğini, 50 kişinin yaralandığını açıkladı. Yayınlanan görüntülerde, bir binanın enkazından bir çocuğun cansız bedeninin çıkarıldığı görüldü. Sivil yerleşim yerlerinin hedef alınması, gerilimi daha da tırmandıracak bir unsur olarak öne çıkıyor.
İran Ordusunda Kritik Kayıplar ve Atamalar
İsrail saldırılarının en dikkat çekici sonuçlarından biri, İran askeri hiyerarşisindeki üst düzey kayıplar oldu. İran devlet televizyonu, Devrim Muhafızları Merkez Komutanlığı’nın vurulduğunu ve Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Hüseyin Selami’nin öldüğünü doğruladı. Ancak Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri’nin durumu hakkında çelişkili bilgiler geldi. İran haber ajansı IRNA, Bakıri’nin hayatta olduğunu ve “savaş odasında” bulunduğunu duyururken, Fars Haber Ajansı ve sabah saatlerinde İran Devlet Televizyonu Bakıri’nin de saldırıda öldürüldüğünü açıkladı.
Yaşanan bu üst düzey kayıpların ardından İran’da hızlı atamalar yapıldı. Ayetullah Ali Hamaney’in kararnamesiyle Ahmed Vahidi, Devrim Muhafızları Genel Komutanı olarak atandı. Eski içişleri bakanı ve eski devrim muhafızları komutanı olan Vahidi, bu kritik göreve getirildi. İran Genelkurmay Başkanlığı’na ise geçici komutan olarak Emir Habibullah Seyyari atandı.
Saldırılarda ayrıca nükleer çalışmalarda görev alan bilim insanları Feridun Abbasi ve Muhammed Mehdi Tahrancı’nın da hayatını kaybettiği duyuruldu. Natanz’daki nükleer tesisin hedef alındığı saldırının ardından ise nükleer sızıntı tespit edilmediği ifade edildi.
İran’ın Sert Yanıt Vaadi
İran’dan gelen açıklamalar, İsrail’e verilecek karşılığın çok sert olacağı yönünde. İranlı güvenlik kaynakları, Tahran yönetiminin “İsrail’e çok sert bir yanıt” vermeye hazırlandığını bildirdi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, yayımladığı yazılı mesajda saldırılara kesinlikle karşılık verileceğini belirtti. Yerleşim yerlerinin hedef alınmasına dikkat çeken Kalibaf, “Suçlu Siyonist rejim, yerleşim merkezlerine saldırarak insanlığın en büyük düşmanı ve İran ulusunun her bir ferdinin en vahşi düşmanı olduğunu gösterdi” dedi. Kalibaf, “Bu intikam her ne şekilde olursa olsun alınacak. Siyonist rejimin peşini bırakmayacağız. Bu işi onlar başlattı ancak inşallah biz bitireceğiz” ifadeleriyle kararlı bir duruş sergiledi.
İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi de İsrail saldırılarına sert cevap vereceklerini söyledi. Şikarçi, “İsrail, İran’a saldırılarını ABD’nin yardımıyla gerçekleştirdi. Ağır bir bedel ödeyecekler. İran silahlı kuvvetlerinin sert karşılığını beklesinler” diyerek ABD’yi de sorumlu tuttu.
Uluslararası Tepkiler ve ABD’nin Tutumu
Saldırıların ardından uluslararası camiadan gelen tepkiler çeşitlilik gösterdi.
ABD: “Dahil Değiliz, Hedef Alınmamalıyız”
Reuters haber ajansının ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, “ABD saldırılara doğrudan ya da destekleyici olarak dahil değil” ifadeleri yer aldı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da “İsrail İran’a karşı tek taraflı bir eylemde bulundu. İran’a yönelik saldırılara dahil değiliz. Açıkça söylüyorum İran bizi hedef almamalı. Bizim önceliğimiz bölgedeki Amerikan güçlerini korumak” açıklamasını yaptı.
Beyaz Saray, saldırının ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın ulusal güvenlik konseyi toplantısına katılacağını duyurdu. İsrailli bir yetkili ise İsrail medyasına yaptığı açıklamada, operasyondan önce ABD yönetimine haber verildiğini ve “İran konusunda Washington ile tam koordinasyon içinde olduklarını” söyledi. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıyla ilgili ABD’yi suçlayarak, “Uluslararası hukuka göre İsrail’e yanıt verme hakkımız var. İsrail’in baş destekçisi olan ABD, İsrail’in maceracı hareketlerinden sorumlu olacaktır. İsrail saldırısı küresel güvenliği benzeri görülmemiş bir tehditle karşı karşıya bıraktı” ifadelerini kullandı.
Diğer Ülkelerden Tepkiler
Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) İsrail’in İran’a düzenlediği saldırıları kınadı. Saldırıların uluslararası hukuka ve İran’ın egemenliğine aykırı olduğunu belirttiler. Ürdün de saldırıları kınayarak bölgesel güvenliği tehdit ettiğini belirtti.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İsrail’in İran’a yönelik saldırı haberlerinin endişe verici olduğunu söyledi ve tüm tarafları “geri adım atmaya ve tansiyonu acilen düşürmeye” çağırdı. Ancak İngiltere’nin The Times gazetesinin savunma haberleri editörü, olası bir İran misillemesine karşı İngiltere’nin İsrail’i korumayacağını belirtti.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Fransa’nın İsrail’in tüm saldırılara karşı kendisini savunma hakkını teyit ettiklerini söyledi. Barrot, Fransa’nın İran’ın nükleer programı konusundaki endişelerini pek çok kez dile getirdiğini belirterek, taraflara gerilimin daha da tırmanmaması için itidal çağrısında bulundu.
Hamas ise saldırıların tehlikeli olduğunu ve bölgeyi istikrarsızlaştırabileceğini ifade etti.
İsrail’de Olağanüstü Hal ve Güvenlik Önlemleri
İran’a saldırı düzenlediklerini teyit eden İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu. Katz, “İsrail’in İran’a yönelik önleyici saldırısının ardından yakın gelecekte İsrail ve sivil nüfusa yönelik füze ve insansız hava aracı saldırısı bekleniyor” ifadesini kullandı.
İsrail ordusu, bir sonraki duyuruya kadar işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşim yerlerinde sokağa çıkma yasağı uygulanacağını duyurdu. Hava sahaları kapatılırken, Tel Aviv’deki Ben Gurion havalimanı uçuşlara kapatıldı. İsrail genelinde muhtemel bir saldırıya karşı uyarı olarak ülke genelinde alarmlar devreye sokuldu. Temel sektörler hariç eğitim faaliyetleri ve toplantıların yasaklanmasına karar verildiği aktarıldı. Tel Aviv Belediyesi, saldırıların ardından bugün gerçekleşmesi planlanan Onur Yürüyüşü’nün iptal edildiğini açıkladı.
İsrailli havayolu şirketleri Arkia ve El Al, uçaklarını İsrail’den çıkardığını açıkladı. Israir de Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’nda bulunan uçaklarını tahliye ettiğini ve başka bir bölgeye gönderdiğini bildirdi.
Gözler Şimdi İran’ın Karşı Saldırısında
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, “Bize meydan okuyanları uyarıyorum, ağır bedel ödersiniz” dedi. Zamir, İran’a saldırı için uzun süredir hazırlık yapıldığını belirterek, başlattıkları saldırılarla “geri dönüşü olmayan bir noktada” olduklarını ve İran’a saldırmak dışında seçenekleri olmadığını öne sürdü. Zamir, İran’ın kendilerine karşı saldırıda bulunacağını dile getirerek, “beklenen bedelin alışılmıştan daha farklı” olacağını kaydetti.
Sabahın ilk ışıklarında ise İsrail saldırılarının üçüncü dalgası başladı. İran devlet medyası Tahran’da yeni patlama seslerinin duyulduğunu belirtirken, İran’ın kuzeybatısında üç askeri tesisin daha vurulduğu ifade edildi. İsrail Ordu radyosu da “ikinci dalga saldırının başladığını ve İran’ın batısına odaklanıldığını” açıklamıştı.
Tüm bu gelişmeler ışığında, Orta Doğu’da şimdi gözler İran’ın karşı saldırısında olacak. Bölge, geniş çaplı bir savaşın eşiğinde mi, yoksa uluslararası çabalar gerilimin tırmanmasını engelleyebilecek mi, önümüzdeki saatler ve günler belirleyici olacak.