ABD Hava Kuvvetleri ve ABD Ordusu’nun 11. Hava İndirme Tümeni, Talisman Sabre 2025 Tatbikatı kapsamında Avustralya’ya şimdiye kadarki en etkileyici girişlerinden birini yaptı. Alaska’daki Elmendorf-Richardson Ortak Üssü’nden 14,5 saat boyunca kesintisiz uçan paraşütçüler, 14 Temmuz’da gece gökyüzünden Avustralya kırsalına atlayarak, küresel hızlı konuşlanma yeteneklerini sergilediler.
“Tam X Noktasına İndik”: Operasyonel Başarı
ABD Ordusu’nun 11. Hava İndirme Tümeni’ne bağlı 2. Piyade Tugayı Muharebe Ekibi (Hava İndirme) Komutanı Albay Brian Weightman, Townsville’de Defense News’e verdiği röportajda, operasyonun hassasiyetini vurgulayarak “Tam X noktasına indik” dedi. Albay Weightman, atlama bölgesine ilk atlayanın kendisi olduğunu belirtti.
Böyle büyük ölçekli bir paraşüt operasyonunda yüzde 10’lara varan can kaybının öngörülebileceği göz önüne alındığında, Weightman, “Eğer iniş yapabilirsek ve gücün %90’ı yola devam edebilirse, bu bizim için çok rahat olur” ifadelerini kullandı. Neyse ki, gece vakti yapılan bu zorlu hava atışı sonucunda sadece üç küçük yaralanma meydana geldi; bunlardan biri karanlıkta havada paraşütün dolanması sonucu gerçekleşti. Bu durum, operasyonun ne kadar başarılı ve güvenli bir şekilde yürütüldüğünü gözler önüne serdi.
Simüle Edilmiş Ortak Zorla Giriş Operasyonu
6.800 millik (yaklaşık 11.000 km) uçuş, birliğin simüle edilmiş ortak zorla giriş operasyonunun sadece başlangıcıydı. İnişin ardından, “Üç Geronimo” lakaplı 509. Paraşüt Alayı 3. Taburu’ndan paraşütçüler, kuzey Queensland’daki Townsville yakınlarında bulunan bir kentsel hedefi ele geçirmek için 30 milden (yaklaşık 48 km) fazla yol kat ettiler.
Albay Weightman, operasyonun hız ve şiddetini vurgulayarak, “Bunu gerçek bir şiddetle ve hızla yapabilmek gerçekten etkileyici ve bunun düşmanları korkutması gerektiğini düşünüyorum” dedi. Bu tür operasyonlar, potansiyel rakiplere karşı bir caydırıcılık unsuru olarak da hizmet ediyor.
Uluslararası Katılım ve Teknolojik Avantajlar
Kıtalararası uçuşta, dördü ABD Hava Kuvvetleri’nden, ikisi Avustralya’dan olmak üzere altı C-17A Globemaster III uçağı, 323 Amerikan ve bir düzine Alman paraşütçüsünü taşıdı. Fransız birlikleri de Avustralya’ya varışlarında gökyüzü trenine katıldı. C-17’ler ayrıca HMMWV gibi ağır teçhizatları da indirdi, bu da havadan indirme operasyonlarının sadece personel değil, aynı zamanda lojistik destek de sağlayabildiğini gösteriyor.
Albay Weightman, uçağından üst karargahla ses, veri ve görüntü yoluyla sürekli iletişim kurmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu yüksek bant genişliğinin büyük bir avantaj olduğunu belirten Weightman, bunun “size çok daha iyi bir durumsal farkındalık ve neler olup bittiğine dair çok daha iyi bir anlayış sağladığını. Düşmanın çok daha iyi bir resmini çizebildiğinizi” ifade etti. Ayrıca, “Durumsal farkındalığı olan ve fiziksel olarak optimize edilmiş komutasıyla bir piyade taburunu doğrudan 7.000 mil uzaklıktaki bir bırakma bölgesine ulaştırabilmek, dünyanın herhangi bir yerine gidebileceğiniz anlamına gelir” dedi. Bu açıklama, ABD Ordusu’nun küresel erişim ve hızlı konuşlanma kabiliyetini vurguluyor.
Gece paraşüt atlayışlarının zorlayıcı olup olmadığı sorulduğunda Weightman, “Bizim için pek de zor değil. Biliyorsunuz, gece bizim elimizde, bu yüzden iniş bölgesine ulaştığımızda rakiplerimize karşı asimetrik bir avantajımız oluyor” yanıtını verdi. Bu, gece operasyonlarının stratejik önemini ve 11. Hava İndirme Tümeni’nin bu alandaki uzmanlığını gösteriyor.
Birlikte Çalışabilirlik ve Arktik Misyonu
Albay Weightman, Talisman Sabre’nin “konuşması kolay ama yapması zor” olan birlikte çalışabilirliği sergilemeyi amaçladığını söyledi. Gece atlayışlarının “en üst düzey yeterlilik” göstergesi olduğunu da ekledi.
Townsville’de yeniden donatım çalışmalarının ardından 400’den fazla Amerikalı paraşütçü, 21 Temmuz’da Queensland’in merkezindeki Shoalwater Koyu’nda 100 Alman ve 36 Fransız askerine katılarak başka bir gece atlayışı gerçekleştirecek. Weightman, “Havaalanı ele geçirilmesi ve genişletilmiş yerleşim çok klasik bir olaydır; hava indirme piyadesinin ekmeği ve suyudur” dedi.
11.Hava İndirme Tümeni, ABD Ordusu’nun beş hava indirme tugayından ikisine sahip: 1. Tugay, Piyade Filosu Araçları ile donatılmış mobil bir muharebe tugayı iken, 2. Tugay ise hava indirme tugayıdır. Weightman, tümeninin ne getirdiği sorulduğunda iki noktaya değindi: Hint-Pasifik’te her yere hareket edebilme kabiliyeti ve Arktik görevi.
Komutan, “Dünyada Arktik’te taarruz harekâtı yürütme kabiliyetine sahip tek tugay biziz” diyerek, birliklerin Arktik iklimlerde veya Avustralya’nın subtropikal bölgelerinde de aynı ustalıkla görev yapabildiğini belirtti. Bu, 11. Hava İndirme Tümeni’nin eşsiz operasyonel esnekliğini gösteriyor.
Hava İndirme Birliklerinin Geleceği ve Caydırıcılık
Defense News, modern savaş alanlarında hava indirme birliklerine hâlâ yer olup olmadığını sordu. Özellikle Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin başlangıcında Hostomel Havalimanı’nda gerçekleştirdiği hava indirme operasyonunun felaketle sonuçlanması, bu tür birliklerin etkinliği konusunda soruları gündeme getirmişti.
Weightman bu soruya kararlılıkla yanıt vererek, “Evet, iddia ediyorum. Ve düşmanın bakış açısından baktığımda, ülkemizin düşmanı olsaydım yapabileceklerimiz beni kesinlikle korkuturdu” dedi. Bu, hava indirme birliklerinin hala stratejik bir caydırıcılık ve taarruz gücü olarak önemli bir role sahip olduğunu gösteriyor.
Tugay komutanı, Hint-Pasifik bölgesinin Çin, Tayvan ve Kore Yarımadası gibi gerginliklerle dolu olduğunu ve 11. Hava İndirme Tümeni’nin saldırı, savunma, istikrar veya sefer operasyonları gerçekleştirmeye hazır olduğunu söyledi. Weightman, Çin’den kaynaklanan artan tehdit sorulduğunda, “Biliyorsunuz, belirli bir düşmana karşı eğitim almıyoruz. Eğitimimizin amacı, Hint-Pasifik’teki müttefiklerimiz ve ortaklarımızla uyumlu bir şekilde çalışabilmek” yanıtını verdi. Ancak, “Bunu yapabilir ve büyük ölçekte her yerden her yere kitlesel güç sağlayabilirsek, o zaman her türlü düşmanı yenebilir ve Hint-Pasifik bölgesini açık tutabiliriz” diyerek, bölgedeki stratejik hedeflere ulaşılabileceğinin altını çizdi.
Talisman Sabre’nin on birinci tekrarı olan bu tatbikata 19 ülkeden 40.000’den fazla asker katıldı. Bu büyük ölçekli tatbikat, uluslararası iş birliğinin ve müttefikler arasındaki birlikte çalışabilirliğin ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.