Gezi Parkı eylemleri soruşturması kapsamında “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme” iddiasıyla tutuklu yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım, ilk duruşmasında İstanbul 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı. Yaklaşık 162 gündür cezaevinde olan Barım, mahkemeye sunduğu savunmasında ciddi sağlık sorunlarına dikkat çekerek tahliyesini talep etti. Ayşe Barım’ın yaşadığı dram, duruşmayı takip eden çok sayıda ünlü oyuncunun ve izleyicinin gözyaşlarına boğulmasına neden oldu.
Mahkeme Salonunda Duygusal Anlar ve Destek Yağmuru
Ayşe Barım salona girdiğinde, kendisini desteklemek için gelen izleyiciler tarafından “Hoş geldin Ayşe” sözleriyle alkışlandı. Barım da salondakilere öpücük göndererek karşılık verdi. Oldukça zayıfladığı ve yorgun olduğu gözlenen Ayşe Barım’ın durumu, duruşma salonundaki atmosferi derinden etkiledi.
Duruşmayı, Barım’a destek için gelen oyuncular arasında Bergüzar Korel, Halit Ergenç, Merve Dizdar, Hande Erçel, Ezgi Mola, Birkan Sokullu, Birce Akalay, Hakan Kurtaş, Zerrin Tekindor, Serenay Sarıkaya, Metin Akdülger, Miray Daner, İbrahim Selim ve Ceyda Düvenci gibi çok sayıda ünlü isim yer aldı. Sanat camiasının bu büyük desteği, Ayşe Barım’ın sektördeki yerini ve mesleki ilişkilerinin gücünü bir kez daha gösterdi.
“Bu Suçlamayı Asla Kabul Edemem”: Ayşe Barım’ın Savunması
Ayşe Barım, hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu belirterek yaptığı savunmada özetle şunları söyledi:
“Bir anda sosyal medyada karalama kampanyası başlatıldı hakkımda. Avukatıma talimat verdim şikâyetçi olması için ancak o kişilerin hiçbir şekilde kimliği bulunamadı. 12 yıl önceydi Gezi Parkı, soruşturmalar yapıldı, davalar görüldü. Bu soruşturma ve davalarda ne şüpheli ne tanık olarak adım dahi geçmedi. Bu suçlamayı anlayamıyorum, çok ağır bir suçlama bu.”
Barım, telefon görüşmelerinin suç delili olarak sunulmasına tepki gösterdi: “Telefonda görüştüm diye onları organize etmiş gibi gösterilemem, bu kasıttır. İşimi iyi yapan ve mesleğimde oyuncusunu yalnız bırakmayan, her gün arayan bir menajer olarak tanınıyorum. Bundan dolayı bu suçlamayı asla kabul edemem. Hiçbir oyuncuyu Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Onlar orada olduğu için oraya gittim. Tıpkı 15 Temmuz Demokrasi Mitingi’ne gittiğimiz gibi.” Bu ifadeler, Barım’ın Gezi Parkı’na gidiş nedeninin mesleki sorumlulukları ve kişisel tercihi olduğunu vurgularken, herhangi bir organize eylem içinde yer almadığı iddiasını destekler nitelikteydi.
Ağır Sağlık Sorunları ve “Yaşam Hakkımı Geri İstiyorum” Feryadı
Savunmasının en dramatik kısmı, Ayşe Barım’ın sağlık durumuyla ilgili dile getirdikleri oldu. Gözyaşları içinde mahkemeye seslenen Barım, “Hiçbir şeye teşebbüs etmedim, yardım etmedim. Onurum, itibarım, ülke sevgimin ayaklar altına alınmasına isyan ediyorum. Lehimde olan hiçbir delil iddianameye alınmamış. Olanlar da çarpıtılmış” dedi.
Barım, 162 gündür tutuklu yargılandığını belirterek, “Çok ağır bir kalp hastalığım var, beyin anevrizmam var. 2 kere devlet hastanesinde muayeneden geçtim. Kalbimde 6 tane ayrı hastalık teşhis edildi. Son derece sağlıksız koşullarda mücadele veriyorum. Haksız ve hukuksuz olarak yargılandığımı düşünüyorum. Yaşam hakkımı geri istiyorum. Yaşam hakkım onurum elimden alındı. Sizin adaletinize sığınıyorum. İzninizle insanca sağlıklı bir şekilde yaşamak istiyorum” ifadelerini kullandı.
Ayşe Barım’ın bu yürek burkan ifadelerinin ardından salondaki çoğu izleyici, özellikle de ünlü oyuncular Hande Erçel, Miray Daner ve Birce Akalay gözyaşlarını tutamadı. Bu anlar, duruşmanın sadece hukuki değil, insani boyutunu da gözler önüne serdi.
Adli Tıp Raporu Talebi ve Duruşmanın Ertelenmesi
Mahkeme heyeti, Ayşe Barım’ın sağlık sorunları nedeniyle cezaevinde kalıp kalamayacağına yönelik rapor alınması için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor istenmesine karar verdi. Ancak mahkeme, Barım’ın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşma, 1 Ekim 2025 tarihine ertelendi. Mahkemenin tutukluluk devam kararı, salonda büyük bir üzüntüye neden oldu.
30 Yıla Kadar Hapis Cezası Talebi
Menajer Ayşe Barım hakkında, 2013’te gerçekleşen Gezi Parkı olaylarının planlayıcılarından olduğu ve şirketine bağlı sanatçıları eylemlere yönlendirdiği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanmıştı. Barım hakkında, “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme” iddiasıyla 22.5 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlenmişti.