Boeing CEO’su Kelly Ortberg, Salı günü yaptığı açıklamada, şirketin Missouri ve Illinois’deki fabrikalarında savaş uçağı ve mühimmat üreten 3.200 sendikalı işçinin katılacağı beklenen grevin etkisinden endişe duymadığını belirtti. Bu açıklama, sendikanın Boeing’in son sözleşme teklifini reddetmesi ve tarafların 4 Ağustos’tan önce anlaşmaya varamaması durumunda grevin başlayabileceği uyarısının ardından geldi.
Grevin Kapsamı ve Şirketin Yaklaşımı
Ortberg, şirketin ikinci çeyrek kazanç görüşmesinde, St. Louis ve St. Charles, Missouri’deki fabrikalardaki teknisyenleri de kapsayan olası grevin kapsamının, geçen sonbaharda gerçekleşen 30.000 işçinin katıldığı grevden çok daha küçük olacağını vurguladı. Ortberg, bu durumun şirketin operasyonları üzerindeki potansiyel etkisini sınırlayacağını düşündüğünü belirterek, “Bunun üstesinden geleceğiz,” dedi. “Grevin sonuçları konusunda çok fazla endişelenmem.”
Geçen sonbaharda yaşanan daha büyük grevde şirket, ABD Hava Kuvvetleri ile yaptığı KC-46 tanker geliştirme sözleşmesinde 661 milyon dolarlık bir maliyet üstlenmişti. Bu maliyetin kısmen Hava Kuvvetleri’nin KC-46 tankerindeki iş durdurmalarından kaynaklandığı belirtilmişti.
Boeing, KC-46’nın yanı sıra Hava Kuvvetleri’nin F-47 ve F-15EX savaş uçakları, T-7 eğitim jeti ve Air Force One sermaye artırımı çalışmaları da dahil olmak üzere Savunma Bakanlığı’nın birçok önemli programı için sözleşmelere sahip. Bu programların aksamaması, şirketin öncelikleri arasında yer alıyor.
Şirketin “Dönüşüm” Süreci ve Savunma Stratejisi
Yaklaşık bir yıl önce CEO olarak görevi devralan Ortberg, şirketin 2024’te büyük kayıplar yaşadıktan sonra “dönüşüm” gerçekleştirdiğini söyledi. Özellikle savunma tarafında, şirket temel askeri programlarda “temel ve risk yönetimi konusunda yenilenmiş çabalar” gösteriyor. Şirketin hedefi, yakın gelecekte “yüksek tek haneli” kâr marjlarına ulaşmak.
Bu çabalardan biri de, şirketi maliyet ve zamanlama hedeflerini aşması nedeniyle hükümetten büyük ücretler alma riskiyle karşı karşıya bırakan Savunma Bakanlığı (DOD) ile sabit fiyatlı geliştirme sözleşmelerine girmekten kaçınmak. Boeing’in KC-46 çalışmaları, yıllardır süren kalite sorunları ve fazla üretimin şirkete 7 milyar dolardan fazla ek maliyet getirmesinin ardından, bu yaklaşım için uyarıcı bir hikaye sunmaktadır.
Ortberg, şirketin birkaç önemli geliştirme programı yürüttüğünü ancak bu çalışmanın riskini azaltmak için DOD ile yakın bir şekilde çalıştığını belirterek, “Geçmişteki hataları yapıp sabit fiyatlı, yüksek riskli programlara kaydolmuyoruz” dedi. “Bunu yapmaya devam etmemiz gerekecek” sözleriyle, şirketin risk yönetimi odaklı yeni stratejisinin sürdürülebilirliğine vurgu yaptı.