Siemens Mobility, Amerika Birleşik Devletleri’nde raylı ulaşıma yenilikçi bir soluk getirerek, akülü üstten şarjlı B+AC lokomotifini piyasaya sürdü. Bu teknolojik gelişme, ABD pazarında türünün ilk örneği olma özelliği taşıyor ve daha temiz bir ulaşım geleceğinin kapılarını aralıyor. Şirket, New York metropol alanının toplu taşıma operatörü olan Metropolitan Taşımacılık Kurumu (MTA) ile imzalanan sözleşme kapsamında 13 adet akülü üstten lokomotifin üretimine başladı bile.
Kanıtlanmış Tasarım, Yenilikçi Dönüşüm
Yeni Charger B+AC lokomotifi, ABD ve Kanada’da yaygın olarak kullanılan ve kendini kanıtlamış Siemens Charger dizel lokomotifini temel alıyor. Siemens mühendisleri, bu yeni versiyonda dizel motoru modüler bir pil sistemi ve pantografla değiştirerek çevre dostu bir yaklaşıma imza attılar. Bu stratejik değişim, tüm lokomotif platformunu baştan aşağı değiştirmeden daha temiz enerjiye geçişi mümkün kılıyor.
Siemens, bu yenilikçi tasarımda tanıdık kontrol arayüzünü koruyarak ve mevcut filolarda bulunan bileşenleri kullanarak bakım süreçlerini basitleştiriyor ve uygulama maliyetlerini azaltıyor. Ayrıca, modüler tasarım, operatörlerin tren uzunluğunu mevcut yolcu talebine göre ayarlamasına olanak tanıyarak operasyonel esnekliği artırıyor. Bu sayede, yoğunluklara göre kapasite ayarlaması yapılabilecek, verimlilik maksimize edilecek.
Siemens Charger B+AC Akü-Üstten Lokomotifin Avantajları
Yeni Siemens Charger B+AC lokomotif, performansıyla da dikkat çekiyor. 200 km/saate (124 mil/saate) kadar hıza ulaşabilen bu lokomotif, pil modunda 160 km’ye (100 mil) kadar yol kat edebiliyor. Şarj işlemi ise havai hatlar, sabit şarj istasyonları veya rejeneratif frenleme (frenleme sırasında enerji geri kazanımı) yoluyla gerçekleştirilebiliyor. Bu çok yönlü şarj seçenekleri, lokomotifi hem kentsel hem de banliyö alanlarındaki elektrikli ve elektriksiz rotalar için ideal hale getiriyor.
MTA daha önce Siemens’ten dizel ve üçüncü ray gücüyle çalışabilen hibrit SC42-DM lokomotifleri sipariş etmişti. Bu 33 üniteden ilk ikisi 2023’te teslim edilmişti. Yeni akülü üstten taşıma projesi, Siemens ve MTA arasındaki ortaklığı daha da güçlendirirken, Kuzey Amerika’da daha sürdürülebilir ve çevreci raylı ulaşıma geçişi desteklemede önemli bir kilometre taşı olacak. Bu adımlar, ABD’nin ulaşım sektöründe karbon emisyonlarını azaltma ve çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma yolunda atılan kritik bir adımı temsil ediyor.