NATO, Ukrayna’ya Yönelik Güvenlik Garantilerini Tartışıyor

NATO, Ukrayna'ya Yönelik Güvenlik Garantilerini Tartışıyor - RayHaber
NATO, Ukrayna'ya Yönelik Güvenlik Garantilerini Tartışıyor - RayHaber

Batılı ülkeler, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini sona erdirmek için diplomatik çabalarını hızlandırırken, NATO savunma şefleri sanal bir toplantıda bir araya geldi. Bu toplantı, Ukrayna’ya gelecekte verilebilecek güvenlik garantilerini ve bir barış anlaşmasına zemin hazırlayacak olası askeri seçenekleri değerlendirmeyi amaçlıyor. ABD’nin de öncülük ettiği bu süreçte, askeri liderlerin aldığı kararların, devam eden çatışmanın geleceğini belirlemede kritik bir rol oynaması bekleniyor.

Askeri Liderler Video Konferansta

NATO Askeri Komitesi Başkanı, İtalyan Amiral Giuseppe Cavo Dragone, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ittifakın 32 savunma bakanının video konferans yoluyla bir araya geldiğini duyurdu. Görüşmelere NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Başkomutanı ABD Generali Alexus Grynkewich ve ABD Genelkurmay Başkanı XUS General Dan Caine de katıldı. Caine’in, toplantı öncesinde Washington’da Avrupalı ​​askeri liderlerle bir araya gelerek siyasi liderler için en iyi askeri seçenekleri değerlendirdiği bildirildi.

Bu toplantı, ABD Başkanı Donald Trump‘ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı görüşmelerin hemen ardından gerçekleşmesiyle dikkat çekiyor. Trump’ın diplomatik çabalarına rağmen somut bir ilerleme kaydedilememiş olması, Batılı ülkeleri askeri çözümler ve caydırıcılık mekanizmaları üzerinde yoğunlaşmaya itiyor.

Rusya’dan Batı’ya Sert Tepki

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’nın katılımı olmadan Ukrayna’da güvenlik düzenlemeleri üzerinde çalışılmasına yönelik çabaları sert bir dille kınadı. RIA Novosti haber ajansına göre, Lavrov, “Kolektif güvenlik sorunlarının Rusya Federasyonu olmadan çözülmesinin önerilmesine katılamayız. Bu işe yaramayacak” dedi. Bu açıklama, Rusya’nın, kendi güvenlik kaygıları dikkate alınmadan yapılacak herhangi bir anlaşmaya karşı duracağını açıkça ortaya koyuyor ve barış müzakerelerindeki en büyük engellerden birini oluşturuyor. Lavrov, Rusya’nın “meşru çıkarlarını kararlı ve sert bir şekilde güvence altına alacağını” vurguladı.

Ukrayna Güvenlik Gücünün Detayları Masada

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, Çarşamba günü Rusya’nın Ukrayna’nın altı bölgesine düzenlediği füze ve insansız hava aracı saldırılarının ardından Telegram üzerinden yaptığı paylaşımda, “Gerçekten güvenli ve kalıcı bir barışı sağlamak için güçlü güvenlik garantilerine ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı. Bu talep, NATO savunma şeflerinin toplantısının ana gündem maddelerinden biri haline geldi.

Kiev’in Avrupalı ​​müttefikleri, herhangi bir barış anlaşmasını destekleyebilecek bir güç kurmayı hedefliyor. Aralarında Avrupa ülkeleri, Japonya ve Avustralya’nın da bulunduğu 30 ülkeden oluşan bir koalisyon, bu girişime destek veriyor. Askeri liderler, bu güvenlik gücünün operasyonel detayları üzerinde çalışıyor. Ancak, ABD’nin bu yeni güçte oynayacağı rol henüz belirsizliğini koruyor. Başkan Trump, Salı günü yaptığı açıklamada, ABD askerlerinin Ukrayna’yı Rusya’ya karşı savunmak için gönderilmesini reddetmişti. Bu durum, Batılı müttefiklerin farklı yaklaşımlara sahip olduğunu gösteriyor.

Putin-Zelenski Zirvesi İhtimali ve Uluslararası Hukuk

Başkan Trump, Putin ile Zelenski arasında yüz yüze bir görüşme için düzenlemelere başladığını belirtirken, Kremlin henüz bu olasılığı doğrulamadı. Rusya’nın müzakerelere hazır olduğunu belirten Lavrov, görüşmelerin askeri, insani ve siyasi yönleri kapsayan ayrı bloklar halinde incelenmesi gerektiğini öne sürdü. Ancak Ukrayna ve Batılı liderler, Putin’i barış görüşmelerini oyalama taktiği olarak kullanmakla suçluyor.

Olası bir zirve için İsviçre’nin Cenevre kenti önerilirken, Putin’in seyahat serbestisi, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından Ukraynalı çocukların kaçırılması suçlamasıyla aranıyor olması nedeniyle sınırlı. Bu nedenle, İsviçre’nin, Putin’in zirveye katılabilmesi için UCM’den kendisini yaptırımlardan muaf tutmasını talep etmeyi planladığı bildiriliyor. Bu durum, barış görüşmelerinin önündeki hukuki ve siyasi engellerin ne kadar karmaşık olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.