ABD Hava Kuvvetleri’nin merakla beklenen yeni nesil savaş uçağı F-47‘nin üretimi resmen başladı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral David Allvin, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Boeing tarafından üretilen gelişmiş jetin ilk uçuşunun 2028’de gerçekleşmesinin beklendiğini duyurdu. Allvin, Hava ve Uzay Kuvvetleri Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Boeing ekibinin projenin duyurulmasının ardından hemen çalışmalara başladığını ve hızla ilerlediklerini belirtti.
NGAD’den F-47’ye: Hava Hakimiyetinin Geleceği
Daha önce Yeni Nesil Hava Hakimiyeti (NGAD) programı olarak bilinen F-47, ABD Hava Kuvvetleri’nin mevcut envanterindeki F-22 Raptor‘ın yerini almak üzere tasarlandı. Allvin, F-47’yi “yanındaki sistem ailesinin geri kalanıyla birlikte, gelecekte hava hakimiyetini sağlayacak platform” olarak nitelendirdi.
Hakkında çok az şey bilinen bu son derece gizli uçak, en son teknoloji gizlilik (stealth) yeteneklerine, gelişmiş silahlara ve motorlara sahip olacak. Ayrıca, geleceğin savaş konseptine uygun olarak “işbirlikçi savaş uçağı” adı verilen otonom drone’larla birlikte uçması planlanıyor.
Beklentiler ve Teknik Kabiliyetler
Genelkurmay Başkanı Allvin, Mayıs ayında yayımladığı bir grafikte, F-47’nin bazı etkileyici özelliklerine işaret etmişti. Uçağın, 1.000 deniz milinden fazla bir muharebe yarıçapına sahip olacağı ve Mach 2’den daha yüksek (saatte 1.500 milden fazla) hızlara ulaşabileceği belirtilmişti. Allvin, Hava Kuvvetleri’nin en az 185 adet F-47 satın almayı planladığını, bu sayının F-22 filosuna eşit veya daha fazla olacağını da ekledi.
Allvin, “Sadece yumruk atabilmek yeterli değil. Rakibinize onu yere serebileceğinizi hissettirebilmelisiniz” diyerek, F-47’nin rakiplerine karşı ezici bir üstünlük sağlamak için tasarlandığını vurguladı.
Programın Arkasındaki İnsan Faktörü
Genel Allvin, açılış konuşmasında F-47 projesinde çalışan insanların tutkusunu övdü. Boeing’in St. Louis’deki savaş uçağı üretim tesisinde çalışanların, projenin kendilerine verildiği sabah coşkuyla tezahürat yaptıkları bir videoyu gösterdi.
Allvin, “Bunlar sadece işe gelen insanlar değil” dedi ve ekledi: “Onlar, ülke için harika bir şeyler yapmaya kendini adamış insanlar. Gelecek için hakimiyeti kurmak istiyorlar.” Bu sözler, projenin sadece teknolojik bir atılımdan ibaret olmadığını, aynı zamanda ulusal bir misyon ruhu taşıdığını da gözler önüne serdi.