Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 9 Mayıs’ta devreye alınan Bandırma-Tekirdağ Tren Feribot Hattı‘nın, Türkiye’nin uluslararası lojistik kapasitesini ve Orta Koridor‘daki konumunu önemli ölçüde güçlendirdiğini bildirdi. Marmara Denizi üzerinden demir yolu yük taşımacılığına imkan tanıyan bu hat, Van Gölü’nden sonra ülkenin ikinci, Marmara Denizi’ndeki ise ilk tren feribot hattı olma özelliğini taşıyor.
Bakan Uraloğlu, yeni hattın yıllık 2,8 milyon ton yük taşıma kapasitesi sunduğunu belirterek, bunun Marmaray hattının yıllık ortalama 300 bin tonluk yük taşıma miktarına kıyasla 9 kat daha fazla olduğunu vurguladı. Bu yüksek kapasite sayesinde, Orta Koridor güzergahındaki demir yolu taşımaları büyük bir destek görüyor.
Kesintisiz Lojistik ve Stratejik Alternatif
Hattın hizmete alınmasından önce, iki kıta arasındaki demir yolu yük geçişleri ağırlıklı olarak Marmaray hattı üzerinden yapılıyordu. Ancak Uraloğlu, Marmaray hattının parlayıcı, patlayıcı maddeler ve açık yükler gibi belirli yük türlerinin geçişine izin vermediğini ve geçişlerin yalnızca bakım aralığında, sınırlı bir zaman diliminde yapılabildiğini hatırlattı.
Yeni tren feribotu ise bu kısıtlamaları ortadan kaldırıyor. Güvertesinde 800 metre uzunluğunda ray bulunan ve 37 vagon taşıma kapasitesine sahip feribot, ortalama 4 saatlik sefer süresiyle 7 gün 24 saat çalışabiliyor ve günde birden fazla sefer yapma imkanı sunuyor. Bu sayede:
- Zaman ve eşya cinsi sınırlaması olmadan taşıma yapılabiliyor.
- Askeri ve stratejik taşımalar için alternatif bir güzergah oluşturuluyor.
- Demir yolu-deniz yolu entegrasyonu ile kesintisiz, verimli ve çevreci bir lojistik akışı sağlanıyor.
Zaman ve Maliyet Avantajı
Yeni tren feribot hattı, sadece kapasite artışı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda güzergah mesafelerini önemli ölçüde kısaltarak zaman ve maliyet avantajı yaratıyor.
Uraloğlu’nun verdiği bilgilere göre:
- Manisa–Kapıkule güzergahı 1119 kilometreden 445 kilometreye iniyor.
- Kayacık–Kapıkule güzergahı ise 1023 kilometreden 871 kilometreye düşüyor.
Yeni hat, uluslararası ve yurt içi taşımacılıkta önemli bir alternatif oluştururken, Türkiye’nin ihracatına da kritik avantajlar sağlayacak. Hattın açılışından bu yana 21 sefer gerçekleştirildiği ve yaklaşık 35 bin ton yükün Marmara Denizi’ni geçtiği bildirildi. Bu başarı, Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki konumunu güçlendirerek lojistik potansiyelini maksimize etme hedefine ulaşılmasına yardımcı oluyor.