Çocuklarda Hiperaktivite Belirtilerini Tanımanın Önemi

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı Doç. Dr. Hamza Ayaydın, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun (DEHB) çocuklar üzerindeki etkilerini derinlemesine incelemekte ve bu konudaki merak edilenleri yanıtlamaktadır. DEHB, genel olarak çocukluk döneminde başlayan ve yetişkinlikte devam edebilen nörogelişimsel bir durumdur. Bu durum, bireyin dikkatini sürdürmesini, dürtülerini kontrol etmesini ve davranışlarını düzenlemesini etkiler. Dünya genelinde çocukların yaklaşık yüzde 5-7’sinde görülmektedir.

DEHB’nin Belirtileri ve Farklılıkları

Doç. Dr. Ayaydın, DEHB’nin belirtilerinin çocuklarda nasıl farklılık gösterdiğine dikkat çekmektedir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite arasında gözlemlenen temel farklılıklar şunlardır:

  • Dikkat Eksikliği: Görev veya aktivitelerde dikkati sürdürememe, sık sık dalıp gitme, detayları kaçırma, hatalar yapma, eşyaları unutma/kayıp, düzenli çalışmakta zorlanma.
  • Hiperaktivite: Yerinde duramama, sürekli hareket etme, sınıfta oturamama, aşırı konuşma, sessiz aktivitelerde zorlanma.

Bu belirtiler bazı çocuklarda daha belirgin olabilirken, bazılarında her iki alan da şiddetli şekilde görülebilir. Özellikle kız çocukları arasında dikkat eksikliği daha sık gözlemlenmektedir.

DEHB’nin Yaş Gruplarına Göre Belirginliği

DEHB’nin en belirgin şekilde ortaya çıktığı yaş grupları şunlardır:

  • Okul Öncesi Dönem (3-5 yaş): Hiperaktivite ve dürtüsellik daha belirgindir; çocuklar hareketli ve kurallara uymakta zorlanan bireyler olarak tanımlanır.
  • İlkokul Dönemi (6-12 yaş): Belirtiler en net ve fark edilir hale gelir; dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik gibi karma belirtiler baskındır.
  • Ergenlik Dönemi (12-18 yaş): Hiperaktivite azalabilir, fakat dikkat sorunları ve dürtüsellik daha belirgin hale gelir; zaman yönetimi, sosyal ilişkilerde zorlanmalar ortaya çıkabilir.

Genetik ve Çevresel Faktörler

Doç. Dr. Ayaydın, dikkat eksikliğinin nedenleri hakkında önemli bilgiler vermektedir. Yaklaşık olarak DEHB’nin %80’inin genetik faktörlerden kaynaklandığını belirtmektedir. Kalan %20’lik kısım ise nörobiyolojik, çevresel ve perinatal etkenlerden kaynaklanmaktadır. Özellikle, sigara, alkol, madde kullanımı ve stresin etkileri büyük rol oynamaktadır.

Beslenmenin Rolü ve Önemli Vitaminler

Beslenme alışkanlıkları DEHB belirtilerini etkileyebilir. Doç. Dr. Ayaydın, tek başına beslenmenin hastalığı tedavi edemeyeceğini; ancak belirtilerin şiddetini azaltmada etkili olabileceğini ifade etmektedir. Yetersiz Omega-3 alımı, demir ve D vitamini eksiklikleri, dikkat sorunlarını artırabilmektedir.

Teknoloji ve Dikkat Eksikliği İlişkisi

Teknoloji kullanımı, çocukların dikkat eksikliğini artırabilir. Gece ekran kullanımı, uyku düzenini bozarak dikkat sorunlarını daha da kötüleştirebilir. Tablet, telefon ve bilgisayar oyunları gibi sürekli görsel-işitsel uyaranlar, çocukların uzun süreli odaklanmalarını zorlaştırmaktadır. Araştırmalara göre, günde 2 saatten fazla ekran süresi olan çocuklarda dikkat sorunlarının daha fazla görülmektedir.

Akademik ve Sosyal Hayatta Etkileri

Dikkat eksikliği yalnızca akademik başarıyı değil, sosyal yaşamı da olumsuz etkilemektedir. Ebeveynler, çocuklarındaki dikkat eksikliğini, çeşitli davranışlarla gözlemleyebilirler. Okul başarısında yaşanan sorunlar, çocuğun özgüvenine zarar verebilir ve daha ciddi sonuçlara yol açabilecektir. Doç. Dr. Ayaydın, bu durumun okul başarısızlığı, özgüven eksikliği, hatta depresyon ile bağımlılık riskini artırabileceğine dikkat çekmektedir.

İlaç Tedavisi Hakkında Bilgi

Dikkat eksikliğinde en etkili yöntem olarak ilaç tedavisi öne çıkmaktadır. İlaçların bağımlılık yapmadığını vurgulayan Doç. Dr. Ayaydın, uygun yaklaşım ile birlikte terapi ve davranışsal yöntemlerin etkili olabileceğini belirtmektedir. DEHB olan çocuklarda bağımlılık riski toplum ortalamasının 2-3 katı daha fazla olabilmektedir; bu nedenle doğru tedavi programı büyük önem taşımaktadır.