ABD merkezli sensör uzmanı Teledyne Flir, değişen savaş alanı gereksinimlerini karşılamak amacıyla, hareketli kara veya deniz platformlarından hızlı uçan dronları fırlatıp geri almak için kutu içinde bir drone kurulumu geliştirdi. SkyCarrier adı verilen bu yenilikçi platform, özellikle teknelerden veya kamyonetlerden insansız hava sistemlerini (İHA) operasyonel hale getirmek için tasarlandı. Ukrayna’daki çatışmalarda dronların stratejik öneminin artmasıyla birlikte, bu tür hızlı konuşlandırma ve geri alma yeteneklerine olan ilgi de önemli ölçüde yükseldi.
Teledyne Flir’in SkyRaider R80D ve SkyRanger R70 gibi dron modellerini saatte 50 km hıza kadar otonom olarak konuşlandırıp geri getirebilen SkyCarrier, operasyonel esnekliği ve güvenliği artırmayı hedefliyor. Teledyne’de İHA ürün direktörü olan Rich Cunha, “Bu sistemi özellikle karada veya denizde hareket eden operasyonlar için tasarladık. Müşterilerimizin çoğu, insansız hava araçlarını fırlatmak veya kurtarmak için durma noktasına gelme lüksüne sahip değil. Bu nedenle, ne kadar hızlı hareket edebilirlerse o kadar güvende olurlar” açıklamasında bulundu. Bu tasarım felsefesi, düşman ateşinden kaçınmak ve operasyonel sürekliliği sağlamak açısından büyük önem taşıyor.
Bir görev uçuşunun ardından, dronların fırlatma platformuna bağımsız olarak geri dönebilmesi hedefleniyor. Ayrıca, isteğe bağlı bağlama özelliği sayesinde, drone’lar bir güç ve veri kaynağına fiziksel bir kablo ile bağlanarak çalışma süresini 100 metreye kadar irtifalarda iki güne kadar önemli ölçüde uzatabiliyor. Bu özellik, uzun süreli keşif ve gözetleme görevleri için kritik bir avantaj sağlıyor.
Kanada hükümetinin geçen yıl Ukrayna’ya 800’den fazla SkyRanger R70 drone bağışlaması ve bu bağışın değerinin 95 milyon doları aşması, Teledyne Flir’in geliştirdiği dron teknolojilerine olan talebi ve güveni gösteriyor. Cunha, şirketin o zamandan beri Ukraynalı ortaklarla daha gelişmiş özellikler ve konfigürasyonlar geliştirmek için yakın iş birliği içinde olduğunu belirtti. “Ukrayna ile yaptığımız çalışmaların çoğu, insansız hava araçlarının savaş alanında daha başarılı olması için ne tür ayarlamalar yapılması gerektiği ve platformlarımıza kendi kabiliyetlerini entegre etmek için sahip olduğumuz araçlardan bazılarını nasıl kullanabilecekleri konusunda onları eğitmek üzerineydi,” diyen Cunha, Ukraynalı ortakların dronlara kendi radyolarını, sensörlerini veya yazılımlarını ekleyerek özelleştirmelerini desteklediklerini ekledi.
Ukrayna’daki testler sırasında öne çıkan iki özellik ise şunlardır: Birincisi, bir İHA’nın radyo-sessiz modunda çalışabilmesi. Bu modda, veri iletmeden veya komut almadan keşif görevleri gerçekleştirebilen dronlar, bulgularını ancak geri döndükten sonra raporlayabiliyor. Bu, tespit edilme riskini azaltıyor. İkincisi ise, 100 metrelik bir tavan sınırlaması olsa bile, bağlı operasyonların sağladığı uzatılmış çalışma süresinin değeri.
Teledyne’nin şu anda yeni SkyCarrier platformunu Ukrayna’ya göndermek için yakın vadede bir planı olmasa da, şirket temsilcisi gelecekte böyle bir fırsatın doğabileceğini belirtti. Bu yeni teknoloji, değişen savaş koşullarında İHA’ların etkinliğini artırma potansiyeli taşıyor.
