BDDK tarafından paylaşılan son rakamlar Türkiye’nin finansal tablosunu yeniden şekillendiriyor. Bankalarda tutulan toplam mevduat, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde 24 trilyon 846 milyar lirayı aştı ve bu büyüklüğün büyük bölümünü üç büyükşehir topluyor. Ülke genelinde mevduat artışı bir yılda yaklaşık %39,33 seviyesinde gerçekleşti; bununla birlikte iller arasındaki dağılımdaki uçurum sürdü ve metropollerin ağırlığı belirleyici oldu.
İstatistiksel olarak öne çıkan eğilim, büyük şehirlerle küçük iller arasındaki farkın her yıl daha çok açılması yönünde. İstanbul, Ankara ve İzmir’in toplam mevduatı, ülke toplamının önemli bir kısmını oluşturuyor ve bu üç şehir genel çoğunluğun yüzde 61’ine yakın bir pay taşıyor.
İstanbul tek başına 10 trilyon 522 milyar liraya ulaşan mevduat ile liderliğini sürdürürken, Ankara 3 trilyon 298 milyar lira, İzmir ise 1 trilyon 275 milyar liralık mevduat seviyesinde yer aldı. Bu rakamlar, finansal güçlerin büyük ölçüde metropoller üzerinde yoğunlaştığını net biçimde gösteriyor.
Raporun dikkat çekici bir diğer yönü, yalnızca toplam tutar bazında değil, yıllık artış hızında da görülüyor. Özellikle Rize yüzde 62,5 artışla 53,9 milyar liraya yükselerek dikkat çekti. Ardından Bitlis, Elazığ, Kırıkkale ve Çanakkale geliyor; bu iller bölgesel ekonomik hareketliliğin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Mevduat artış hızının en düşük olduğu il ise Kahramanmaraş oldu. Kentteki artış %15,1 ile sınırlı kaldı ve onu Kastamonu ile Hakkari takip ediyor. Uzmanlar bu durumu, bazı bölgelerde toparlanmanın daha yavaş ilerlediğine bağlıyor.
Liste sonunda yer alan Bayburt ise 5,5 milyar lirayla en düşük mevduata sahip illerden biri konumunda kaldı. Ardahan, Hakkari, Kilis ve Gümüşhane de benzer şekilde alt sıralarda yer alıyor. Bu veriler, Türkiye’de gelir ve tasarruf uçurumunun sürdüğünü net biçimde ortaya koyuyor.