Evrenin en gizemli ve devasa nesnelerinden biri olan kara delikler, astronomların çalışmalarında önemli bir yer tutuyor. Son olarak NASA’nın Chandra X-ışını Gözlemevi, evrenin ilk zamanlarında oluşan, normal büyüme hızlarının çok üzerinde olan RACS J0320-35 adlı dev bir kuasar keşfetti. Bu keşif, evrenin erken dönemlerinde bazı kara deliklerin nasıl bu kadar devasa boyutlara ulaşabildiğini anlamamıza yardımcı oluyor.
Devasa Bir Nesne, Erken Bir Dönem
Yaklaşık bir milyar Güneş kütlesine eşdeğer bir kütleye sahip olan bu kara delik, Dünya’dan 12,8 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Bu, ışığın bize ulaşma süresine bakıldığında, aslında evrenin oluşumundan sadece 920 milyon yıl sonrasını gözlemlediğimiz anlamına geliyor. Bu kara delikten yayılan X-ışını miktarı, ilk bir milyar yılda bilinen diğer tüm kara deliklerden çok daha yüksek. Bu olağanüstü parlaklık, kara deliğin etrafındaki maddeleri yutarak enerji ürettiği bir kuasar oluşturmasından kaynaklanıyor.
Sınırları Aşan Büyüme Hızı
Chandra Gözlemevi‘nin 2023 yılında yaptığı detaylı incelemeler, bu kuasarın Eddington sınırı olarak bilinen ve kara deliklerin madde yutma hızını belirleyen doğal sınırı aştığını gösteriyor. Araştırmacılar, RACS J0320-35‘in yılda 300 ila 3.000 Güneş kütlesi arasında bir hızla büyüdüğünü tahmin ediyor. Eğer bu inanılmaz hız uzun süre devam ettiyse, kara delik başlangıçta küçük bir yıldızın çökmesiyle oluşmuş olabilir. Bu senaryo, astronomi ve fizik teorilerini yeniden değerlendirmemiz için yeni kapılar açıyor.
Kuasarın çevresinde ışık hızına yakın hızlarda hareket eden parçacık jetleri de gözlemlendi. Bu jetler, kuasarlar arasında nadir görülen bir özellik ve kara deliğin hızlı büyüme süreciyle doğrudan ilişkili olabilir. Bu keşif, evrenin en erken zamanlarına dair önemli ipuçları sunarak, kozmolojinin en büyük gizemlerinden birini aydınlatmaya yardımcı oluyor.