Bu Yıl Türkiye Genelinde Yağış Verileri Son 52 Yılın En Düşük Seviyesine İndi: Türkiye Genelinde Yağışlarda Tarihi Düşüş

Türkiye Geneli Yağış Trendleri ve 2025 Su Yılı Değerlendirmesi

Bir yıl boyunca gerçekleşen yağışlar, yılın başlangıcından itibaren normal değerlerle karşılaştırıldığında dikkate değer farklılıklar göstermiştir. 2025 su yılı boyunca Türkiye genelinde metrekare başına düşen yağış miktarı, uzun yıllar ortalamasına kıyasla önemli ölçüde altında kalmıştır. Bu durum, hidrolojik dönemler arasındaki değişimleri ve kuraklık risklerini yeniden gündeme getirmiştir. Rapor, bölgeler arası dağılımı ayrıntılı olarak ele alırken, en yüksek yağış miktarını ölçen bölgeler ile en düşük yağışları kaydeden iller arasındaki farkları net bir şekilde sunmaktadır. Genel tabloya bakıldığında, yağışlar önceki yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında düşüş eğilimindedir ve bu durum su kaynakları yönetimini etkileyen kritik bir parametre olarak ön plana çıkmaktadır.

Bölgelere Göre Yağış Dağılımları ve Karşılaştırmalı Analiz

Bu yılın su yılı verileri, bölgesel bazda farklılıklar göstermektedir. Marmara Bölgesi’nde yağışlar normaline göre belirgin bir azalma kaydetmiştir; bu durum, bölgesel su rezervlerinde değişikliklere yol açabilir. Ege Bölgesi’nde ise normal değere göre ve 2024 su yılına göre belirgin düşüşler gözlemlenmiştir. Akdeniz Bölgesi’nde benzer şekilde önemli bir azalma kaydedilirken, İç Anadolu Bölgesi’nde de kayda değer bir düşüş söz konusu olmuştur. Karadeniz’de nispeten daha mütevazı bir azalma yaşanırken, Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu bölgelerinde düşüşler çok daha belirgindir. Bu bulgular, farklı bölgelerdeki yağış dinamiklerini, sulama ve su kaynakları yönetimine yönelik planlama süreçlerini doğrudan etkilemektedir. Özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yüzdelik düşüşler, iklim değişikliğinin etkilerini ve çeşitlenen meteorolojik koşulları işaret etmektedir.

İl Geneli Yağışları: En Çok ve En Az Yağış Yaşanan Yerler

İl düzeyinde analiz edildiğinde, en yüksek yağış miktarının Rize’de metrekare başına 1812,1 kg ile ölçülmesi dikkat çekmektedir. Buna karşılık en düşük yağış Şanlıurfa’da, 182,8 kg ile kaydedilmiştir. Normaline göre artışlar ve azalmalar iller bazında çeşitlilik göstermektedir. Özellikle Giresun’da yağış miktarı normalin üzerinde artış gösterirken, Hatay’da kaydedilen azalışlar dikkat çekicidir. Bu tür veriler, tarımsal planlamanın ve altyapı yönetiminin jeo-iklimsel koşullara göre yeniden yapılandırılmasını gerekli kılmaktadır. Ayrıca, bazı illerde son 40 yılın en düşük yağışları gözlemlenmiştir ve bu durum sürdürülebilir su yönetimi için acil eylem gerekliliklerini işaret etmektedir.

2025 Su Yılı İçin Bölgesel ve İl Bazlı Kalemler

3 ana kalem başlığı altında 2025 su yılı için belirli illerde yağış miktarları kaydedilmiştir. Bilecik, Çorum, Eskişehir, Gaziantep ve Hatay gibi illerde 65 kg gibi düşük değerler, ülke genelinde su kaynaklarının baskılanmasına işaret etmektedir. Aynı şekilde Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar ve Bursa gibi bölgelerde 52 kg civarında yağışlar kaydedilmiştir. Bu veriler, su kaynakları yönetiminden tarımsal planlamaya kadar birçok politikadaki önceliklerin belirlenmesinde kritik rol oynamaktadır. 40 yılın en düşük seviyelerinin görüldüğü iller, yerel yönetimler için geleceğe yönelik adaptasyon ve direnç stratejilerinin geliştirilmesi konusunda önemli ipuçları sunmaktadır.

Eylül Ayı Değerlendirmeleri ve Sıcaklık Trendleri

Eylül ayı itibarıyla Türkiye genelinde yağışlar, normalin %14 altında ve geçen yılın aynı ayına göre %37 daha düşük kaydedilmiştir. Mardin ilinde ise bu ay hiç yağış kaydedilmemiştir. Mardin başta olmak üzere Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’da son 21 yılın en düşük eylül ayı yağışları gözlemlenmiştir. Ay sonu sıcaklık ortalaması 21,7 derece olarak gerçekleşmiş ve bu değer, 1991-2020 normallerinin 0,8 derece üzerinde bulunmuştur. Bu tablo, sıcaklık trendlerinin artış yönünde olduğunu ve yazın sona ermesiyle birlikte kuraklık riskinin mevsimsel olarak nasıl şekilleneceğini göstermektedir.

Meteorolojik Kuraklık ve Bölgesel Etkiler

Üç aylık kuraklık değerlendirme raporuna göre Marmara Bölgesi genelinde meteorolojik kuraklık yaşanmıştır. Ege Bölgesi’nde bazı il ve çevrelerinde, Akdeniz Bölgesi’nde ise bir dizi il ve çevrelerinde kuraklık etkileri saptanmıştır. İç Anadolu’da Aksaray, Çankırı, Sivas, Kayseri, Eskişehir ve Konya çevrelerinde; aynı zamanda Niğde, Kırşehir ve çevrelerinde çeşitli şiddetlerde kuraklık rapor edilmiştir. Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde de kuraklık etkileri kaydedilmiş olup, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Adıyaman, Siirt ve Diyarbakır gibi illerde kuraklık riskinin değişen yoğunluklarda gözlemlendiği belirtilmiştir. Bu bulgular, tarımsal üretim, su yönetimi ve enerji gereksinimlerini doğrudan etkileyen kritik bir parametre olarak değerlendirilmektedir.

Güçlü Veriye Dayalı Planlama için Kaynak ve Bilgi Akışı

AA tarafından sağlanan veriler, kamu politikalarının şekillendirilmesi ve iklimle ilgili alınacak önlemlerin planlanması açısından ana referans kaynağıdır. Bölgesel ve ülke düzeyinde yağış trendlerinin ayrıntılı analizi, su yönetimi, tarım politikaları, altyapı yatırımları ve afet yönetimi gibi alanlarda uzun vadeli stratejik kararların alınmasını kolaylaştırır. Bu nedenlerle, yerel yönetimler ve merkezi otoriteler, sıcaklık ve yağış dağılımlarını yakından izleyerek, su rezervlerini korumak ve tarımsal verimliliği güvence altına almak için etkili uyum programlarını devreye almalıdır.