Küresel ve bölgesel ticarette lojistik akışı hızlandırmak ve coğrafi engelleri aşmak için ülkeler, denizlerde rayları birleştiren tren feribotları çözümüne gidiyor. Demiryolu vagonlarını gemilerle taşıyarak yüklerin limanlarda aktarma yapılmadan doğrudan demiryolu ağında yoluna devam etmesini sağlayan bu sistemler, nakliye süresini kısaltarak ihracatta büyük avantajlar sunuyor. Almanya-İsveç Baltık hattından Rusya’nın Uzak Doğu’daki Sahalin hattına ve ABD-Meksika Körfezi rotasına uzanan bu hatlar, kesintisiz uluslararası taşımacılığın temelini oluşturuyor.
Dünyadan Örnekler: Uzun Mesafede Stratejik Bağlantılar
Tren feribotlarının dünya genelinde birçok başarılı örneği bulunuyor. Bunların en eskilerinden biri, İsveç’in Trelleborg ve Almanya’nın Rostock limanları arasında Baltık Denizi üzerinde yıllardır faaliyette olan hattır. Stratejik ve askeri hareketlilik açısından da kritik görülen bu hattın İsveç tarafından genişletme çalışmaları devam ediyor.
Rusya’nın Uzak Doğu bölgesinde, Vanino–Kholmsk tren feribotu hattı ise 1973’ten bu yana Sahalin Adası ile anakarayı birbirine bağlıyor. Yaklaşık 260 kilometrelik mesafeyi aşan bu hat, adanın ekonomik can damarı olup, bölgenin lojistik ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını karşılıyor.
Kuzey Amerika’da da CG Railway adlı ortak girişim, ABD’nin Mobile limanı ile Meksika’nın Coatzacoalcos limanı arasında tren feribotu işletiyor. Meksika Körfezi’ni denizden 3 günden kısa sürede kat eden bu hat, yaklaşık 1.540 km’lik mesafeyi aşarak önemli bir zaman tasarrufu sağlıyor. 2021’de hizmete giren yeni nesil gemiler, 180 metre boyunda olup, tek seferde 135 vagon ve 22 bin tonun üzerinde yük taşıma kapasitesine sahip.
Türkiye’nin Yeni Lojistik Köprüsü: Bandırma-Tekirdağ Hattı
Türkiye de uluslararası ticaretteki konumunu güçlendirmek amacıyla Marmara Denizi üzerinde kıtalar arası yük taşımacılığı başlattı. Balıkesir’in Bandırma limanı ile Tekirdağ arasında devreye sokulan tren feribot hattı, Anadolu’dan gelen yük trenlerinin Marmara Denizi’ni gemiyle geçerek Trakya üzerinden Avrupa’ya ulaşmasını sağlıyor.
Bu yeni hat, mevcut demiryolu güzergâhlarını önemli ölçüde kısaltarak ihracat yüklerine büyük bir zaman ve maliyet avantajı getiriyor. Proje sayesinde Manisa–Kapıkule arasındaki demiryolu mesafesi 1.119 km’den 445 km’ye düşmüş oldu. Bu kapasite artışı, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki lojistik köprü rolünü güçlendirirken, demiryolu taşımacılığını Marmara Denizi üzerinde 9 kat daha fazla taşıma kapasitesine ulaştırdı.
Orta Koridor’un Tamamlayıcı Halkası: 7/24 Kesintisiz Sefer
Bandırma-Tekirdağ tren feribot hattı, Bakü-Tiflis-Kars gibi projelerle Londra’dan Pekin’e uzanan uluslararası demiryolu koridoru olan Orta Koridor’un Marmara Denizi üzerindeki en stratejik tamamlayıcı halkası olarak öne çıkıyor.
Daha önce iki kıta arasındaki demiryolu yükü, Marmaray tüneli kullanılarak taşınıyordu. Ancak Marmaray, parlayıcı, tehlikeli maddeler ve açık vagon yüklerinin geçişine izin vermiyor; yük trenleri için ise günde yalnızca 2-3 saatlik sınırlı bir zaman dilimi sunuyordu. Bu kısıtlamalar, demiryolu ihracatının istenen kapasiteye ulaşmasını engelliyordu.
Yeni tren feribot hattı ise bu sınırlamaları ortadan kaldırıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun belirttiği üzere, Bandırma-Tekirdağ feribotu herhangi bir zaman veya yük cinsi kısıtlaması olmaksızın, 7 gün 24 saat kesintisiz çalışacak şekilde planlandı. Yaklaşık 4 saat süren seferlerle, askeri ve stratejik taşımalar için de alternatif bir güzergâh oluşturuldu. İlk aylarda 35 bin ton yükün taşındığı hatta, ihracatçı firmaların artan talebiyle rakamların hızla yükselmesi bekleniyor.