Suriye’nin başkenti Şam’da, bir zamanlar hayatın nabzını tutan ve Hicaz Treni’nin ilk düdüklerine tanıklık eden tarihi Kadem-i Şerif İstasyonu, on yılı aşkın süredir derin bir sessizliğe bürünmüş durumda. Paslanmış raylar ve terk edilmiş vagonlar, geçmişteki hareketli günlerin hikayesini fısıldarken, istasyonun duvarları arasında büyüyen makinistler, kaybolan buharlı lokomotiflerin sesini özlemle anıyor. Ancak, ülkenin içinde bulunduğu yıkım ve zorlu süreçlere rağmen, tarihi Kadem İstasyonu’nda, Suriye demiryollarının öncü rolünü yeniden üstlenmesi yönünde umut verici bir yeniden yapılanma süreci başlamış durumda.
Hicaz Demiryolu’nun Hayati Merkezi: Kadem İstasyonu
Kadem İstasyonu, sadece Şam’dan Medine’ye uzanan tarihi Hicaz Treni’nin güzergâhında bir geçiş noktası olmanın ötesinde, Suriye’nin en önemli ikinci demiryolu istasyonu ve bölgesel ulaşım ağı için hayati bir sanayi merkeziydi. Mimarlık tarihçisi Mühendis Muhammed Barudi’nin de vurguladığı gibi, yaklaşık 2 kilometrekarelik bir alana yayılan Kadem İstasyonu, bakım, torna, döküm ve yedek parça üretimi gibi entegre atölyeleriyle 20. yüzyılın başlarındaki Avrupa tesisleriyle boy ölçüşebilecek nadir bir sanayi kompleksi niteliğindeydi. Barudi, bu yapının, sadece restore edilmesi gereken bir bina değil, aynı zamanda ulusal hafızayı canlandıracak, turistik ve sanayi açısından cazip bir lokasyona dönüştürülmesi gereken paha biçilmez bir miras olduğunu belirtiyor.
Buharın Diliyle Büyüyen Bir Neslin Özlemi
Hicaz Demiryolu Kurumu’nda kırk yılı aşkın süre buharlı lokomotif makinistliği yapmış olan Mazin Molla, Kadem İstasyonu’nun duvarları arasında büyümüş, dedesi ve babasının mesleğini sürdürmüş bir isim. Molla, gözlerinde yeniden başlama arzusunu taşıyarak, “Ben bu rayların arasında büyüdüm. Buharın dilini öğrendim. Raylar üzerindeki tekerlek sesleri, her sabah beni uyandıran bir melodi gibiydi” sözleriyle geçmişi yad ediyor. Ancak, 2011 yılının Kasım ayında Amman’a yapılan son seferin ardından her şeyin durduğunu ve 2017’de geri döndüklerinde istasyonun harap olduğunu hüzünle anlatıyor. O dönemki idari belirsizlikler ve ilgisizlik nedeniyle çabalarının engellendiğini ifade eden Molla ve arkadaşları, tüm zorluklara rağmen bugün paslanmayan bir iradeyle atölyelere geri dönmüş durumda.
Yeniden Başlangıç Sinyali: Restorasyon ve Banliyö Hattı Projesi
Hicaz Demiryolu Kurumu, Mazin Molla gibi tecrübeli personelin çabalarıyla dört buharlı lokomotifi restore etmek üzere çalışmalar yürütüyor. Bu çabaların ilk somut adımı olarak Şam kırsalında yer alan Rabwe ile Dummar beldeleri arasında başarıyla bir deneme gezisi gerçekleştirildi. Bu, trenlerin tekrar raylara döneceği yönünde umut verici bir başlangıç olarak görülüyor.
Hicaz Demiryolu Kurumu Çekiş ve Araçlar Müdürü Mahmud Zirikli, Kadem İstasyonu’nun Hicaz Demiryolu’nun en büyük ve en önemli istasyonu olduğunu teyit ederek, kurumun şu anda istasyonun altyapısı, giriş-çıkış hatları, teknik atölyeleri ve üretim birimlerini kapsayan kapsamlı bir rehabilitasyon çalışması yürüttüğünü belirtiyor. Ayrıca, Kadem İstasyonu’nu merkez alacak şekilde dört ana ulaşım koridorunu içerecek banliyö tren hattı projesinin de planlama aşamasında olduğu açıklandı. Bu koridorlar: Hicaz – Dummar – Kudsaya – Hame, Hicaz – Kadem – Kisve – Deyr Ali, Hicaz – Kadem – Katana ve Hicaz – Kadem – Şam Uluslararası Havalimanı olarak belirlenmiş durumda. Zirikli, savaşta tahrip olan yapıların da restore edilerek sisteme yeniden entegre edilmesinin hedeflendiğini ekliyor.
Stratejik Bir Yatırım: Sürdürülebilir Kalkınmaya Giden Yeni Yol
Demiryolu ağının yeniden hayata döndürülmesi, Suriye için sadece tarihi bir mirasın korunması değil, aynı zamanda ülkenin ulaşım ve ekonomik geleceği için stratejik bir yatırım olarak görülüyor. Artan ekonomik ve çevresel gereksinimler ışığında, trenler şehirler arası bağlantıyı güçlendiren, karayolu üzerindeki yükü hafifleten ve çevreci bir ulaşım alternatifi sunan kritik bir arter niteliğinde.
Yetkililer, bugün sessizce inşa edilen bu yapıların, ülkenin yeniden inşa ve özgürleşme süreciyle birlikte yarın ekonomik kalkınma, turizm canlanması ve bölgesel entegrasyon açısından hayati bir arter haline geleceğini vurguluyor. Kadem İstasyonu’nda duyulacak ilk düdük, savaşın enkazından umutla doğan, sürdürülebilir kalkınmaya giden yeni bir yol haritasının başlangıcını simgeleyecek. Paslanmayan irade ve geri dönen tecrübe, Şam’ın kalbindeki bu sessiz raylarda yeni bir hayatın habercisi olabilir.