Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin lojistik ve taşımacılık kapasitesini önemli ölçüde artıracak olan Bandırma-Tekirdağ Tren Feribot Hattı’nın sağladığı avantajlara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, Marmara Denizi üzerinden demiryolu yük taşımacılığını entegre eden bu yeni hattın, mevcut Marmaray hattına kıyasla tam 9 kat daha fazla yük taşıma imkânı sunduğunu ve bu sayede Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki konumunu güçlendirdiğini bildirdi.
Bakan Uraloğlu, 9 Mayıs 2025 tarihinde hizmete alınan bu hattın, Van Gölü’nden sonra Türkiye’nin ikinci tren feribot hattı olduğunu ve Marmara Denizi’nde tren feribotu taşımacılığını başlattığını hatırlattı.
Zaman Kısıtlamasını Kaldıran Stratejik Güzergâh
Bandırma-Tekirdağ Tren Feribot Hattı’nın hizmete girmesiyle birlikte, demiryolu yük taşımacılığında önemli bir darboğaz ortadan kalktı. Daha önce yük taşımacılığında iki kıta arasındaki deniz geçişi için Marmaray hattı kullanılıyordu. Ancak Marmaray hattında parlayıcı, patlayıcı maddeler ve açık yüklerin geçişine izin verilmemesi ve geçişin yalnızca bakım aralıklarında 2-3 saatlik kısıtlı bir zaman diliminde yapılabilmesi, lojistik süreçleri yavaşlatıyordu.
Yeni feribot hattı, bu kısıtlamaları tamamen ortadan kaldırıyor. 800 metre uzunluğunda ray ve 37 vagon taşıma kapasitesine sahip olan feribotun sefer süresi ortalama 4 saat olarak planlandı. 7 gün 24 saat esasına göre çalışacak sistemde, günde birden fazla sefer yapılabiliyor. Bakan Uraloğlu, bu sistem sayesinde zaman ve eşya cinsi sınırlaması olmadan taşıma yapılabildiğini, ayrıca askeri ve stratejik taşımalar için de önemli bir alternatif güzergâh oluşturulduğunu belirtti.
Orta Koridor Bağlantısı Güçleniyor: Mesafeler Kısalıyor
Bakan Uraloğlu, Marmara Denizi üzerinden sağlanan bu demiryolu-denizyolu entegrasyonunun, uluslararası taşımacılıktaki konumu güçlendirdiğini ve özellikle Orta Koridor güzergâhındaki taşımalar için destekleyici nitelikte olduğunu vurguladı.
Yeni hat sayesinde karayoluna göre önemli ölçüde mesafe ve maliyet avantajı sağlanıyor. Örneğin, Manisa–Kapıkule güzergâhı bin 119 kilometreden 445 kilometreye, Kayacık–Kapıkule ise bin 23 kilometreden 871 kilometreye iniyor.
Lojistik kapasitedeki artış rakamlarla da destekleniyor. Marmaray hattından taşınan yıllık yük miktarının ortalama 300 bin ton seviyesinde olduğunu belirten Uraloğlu, Bandırma–Tekirdağ hattının yıllık 2,8 milyon ton yük taşıma kapasitesi sunduğunu açıkladı. Bu da Marmaray’a kıyasla 9 kat daha fazla yük taşıma imkânı anlamına geliyor. Bugüne kadar hatta 21 sefer gerçekleştirildi ve toplamda 35 bin ton yük Marmara Denizi’ni feribotla geçti. Kesintisiz, verimli ve çevreci bir lojistik akışı sağlayan bu yatırım, Türkiye’nin ihracatına önemli avantajlar kazandırmayı ve lojistik kapasitesini küresel ölçekte artırmayı hedefliyor.