Yirmi yıl aradan sonra oyun dünyasına geri dönen efsane FPS serisi Painkiller, ne yazık ki beklenen etkiyi yaratamadı. Anshar Studios ve 3D Realms iş birliğiyle geliştirilen Painkiller Reboot, Steam’de açılışını karışık inceleme notlarıyla yaptı ve incelemelerin yaklaşık yüzde 45’i olumsuz yönde oldu. Özellikle serinin eski hayranları, yeni yapımın orijinal oyunun hızlı tempolu ruhundan tamamen uzaklaştığını düşünüyor.
Hızlı Aksiyondan Eşli Yapıya Geçiş Eleştirildi
2004 tarihli ilk Painkiller, saf aksiyona odaklı, hızlı tempolu oynanışı ve kendine has rock atmosferiyle kısa sürede kült bir klasik haline gelmişti. Ancak yeni sürüm, bu özgün çizgiyi bırakarak eşli (co-op) bir yapıya yönelmiş durumda. Birçok oyuncu, bu tercihi serinin “yanlış bir yön değişimi” olarak görüyor ve oyunun kimliğini kaybettiğini ifade ediyor. Bazı oyuncu yorumlarında, yapımın “Vermintide benzeri, ruhsuz bir kopya” haline geldiği eleştirileri yer alıyor.
Eleştiriler sadece yapısal değişimle sınırlı kalmadı. Serinin simgesi olan ikonik Stake Gun silahının bile yeni oyunda “ağırlığını kaybettiği” belirtiliyor. Eski versiyondaki güçlü hissiyatı vermeyen silah mekanikleri, birçok oyuncu tarafından “boş ve etkisiz” bulunmuş durumda. Ayrıca, yazım dili, diyaloglar ve botlarla zorunlu eşli oynanış gibi detaylar da oyuncular tarafından sıkça eleştirilen noktalar arasında yer aldı.
Kaçırılmış Bir Fırsat Mı?
Yeni Painkiller’a yönelik olumsuz genel kanıya rağmen, bazı oyuncular oyunun farklı bir yön denemeye cesaret etmesini takdir ediyor. Özellikle görsel tasarım ve teknik istikrar açısından olumlu yorumlar da mevcut. Ancak genel kanı, Painkiller Reboot’un hayranların nostaljik beklentilerini karşılayamadığı yönünde. Serinin uzun yıllar sonra döndüğü bu yeni versiyon, ne yazık ki eski günlerin enerjisini yeniden yakalamayı başaramamış gibi görünüyor.
Oyun camiasında “boomer shooter” tarzının yeniden yükselişte olduğu bu dönemde, Painkiller Reboot’un yarattığı hayal kırıklığı dikkat çekiyor. Seriye duygusal bağla yaklaşan oyuncular için bu geri dönüş, büyük bir fırsat yakalamak yerine kaçırılmış bir şans olarak değerlendiriliyor.