Rusya’nın Akdeniz’deki askeri deniz varlığı, 2018’deki zirve seviyesinden önemli ölçüde düşüş gösterdi. Eskiden Suriye’deki gerginliğin tırmanmasının ardından bölgeye iki denizaltı ve on su üstü gemisi konuşlandıran Rus Donanması’nın, günümüzde Akdeniz’de ortalama sadece birkaç deniz unsuru bulundurduğu belirtiliyor.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir NATO yetkilisi, bu düşüşün temel nedenlerini Rus Donanması’nın yaşadığı kaynak sıkıntıları, kuvvet oluşturma zorlukları ve stratejik önceliklerin Baltık ve Kuzey bölgelerine kayması olarak değerlendiriyor.
Akdeniz’deki Varlık Kaybının İki Ana Etkeni
NATO yetkilisine göre, Rusya’nın Akdeniz’deki operasyonel kabiliyetini olumsuz etkileyen iki kritik gelişme bulunuyor:
1. Suriye’deki Tartus Limanının Kaybı
Uzun yıllar boyunca Rusya’nın Akdeniz’deki ana deniz ikmal ve onarım tesisi olarak hizmet veren Suriye’deki Tartus limanı, Ocak ayında yeni Suriye hükümetinin eski Sovyet-Suriye kira sözleşmesini feshetmesiyle Rus Donanması’nın elinden çıktı.
NATO yetkilisi, bu stratejik limanın kaybının Rusya’nın Akdeniz’deki operasyonel kabiliyetini ciddi şekilde etkilediğini belirtti. Artık Rus denizaltıları gibi unsurların ikmal ve onarım için kuzeydeki veya Baltık’taki limanlara kadar uzun mesafeler kat etmesi gerekiyor. Bu durum, operasyonların sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor. Örneğin, Eylül ayında Kilo sınıfı denizaltı Novorossiysk, teknik sorunlar nedeniyle Cebelitarık Boğazı açıklarında su yüzüne çıkmış ve bir sonraki hafta onarım için Baltık Denizi’ne yönelmek zorunda kalmıştı.
2. NATO’nun Baltık ve Kuzey Bölgelerindeki Güçlenmesi
Rusya’nın kaynak sıkıntısı çekerken yaşadığı ikilemlerin bir diğeri ise NATO’nun Baltık Denizi ve Kuzey bölgelerindeki varlığını ciddi şekilde artırması oldu. Baltık Denizi’ndeki büyük çaplı konuşlanma karşısında Moskova, kendi çıkarlarını korumak amacıyla odağının önemli bir kısmını bu bölgeye kaydırmak zorunda kaldı.
NATO, Ocak ayında kritik su altı altyapısının korunmasını sağlamak için fırkateyn, deniz devriye uçakları ve insansız hava araçlarının desteğiyle Baltık Nöbetçisi (Baltic Sentinel) misyonunu başlatmıştı.
Baltık’ta Rus Filosunun Sayıca Azlığı
NATO yetkilisi, Rusya’nın Baltık’taki artan varlığa kendi gemilerini ve kaynaklarını göndererek karşılık vermeye çalıştığını ifade etti.
Ancak açık kaynaklı raporlar, Rus Baltık Filosu’nun eski ve küçük tekneler de dahil olmak üzere yaklaşık 69 gemiden oluştuğunu gösteriyor. Belçika Donanması’nın eski subayı Frederik Van Lokeren, Rus Baltık Filosu’nun bölgedeki NATO deniz kuvvetleriyle karşılaştırıldığında sayıca çok az kaldığına dikkat çekiyor.
Teknolojik üstünlük konusunda ise NATO yetkilisi, ittifakın hazır ve etkili deniz insansız hava araçları (İHA) konusunda Rusya’ya karşı teknolojik bir üstünlüğe sahip olduğunu savunuyor. Ancak yetkili, müttefik ülkelerin inovasyonla üstünlüğü koruma çabalarını sürdürürken acil durum duygusunu korumaları gerektiğini de ekliyor.