ABD ve Filipinler, Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki “zorlamalarını” daha fazla caydırmak amacıyla, bu tartışmalı sularda türünün ilk örneği olan Filipinler Görev Gücü adlı ortak bir muharebe kuvveti oluşturacaklarını duyurdu.
Bu duyuru, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Filipinler Savunma Bakanı Gilbert Teodoro Jr. tarafından 31 Ekim’de Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da yapıldı.
Ortak Görev Gücünün Amaçları
Filipinler Görev Gücü, sadece Filipinler’in değil, Brunei, Endonezya, Malezya ve Vietnam’ın da Çin ile örtüşen deniz iddialarının bulunduğu Güneydoğu Asya’da bölgesel gerilimi yönetme ve caydırıcılığı artırma hedefi taşıyor.
Hızlı Tepki: Analistler, görev gücünün ABD ve Filipin güçlerinin tartışmalı sulardaki Çin gemilerine çok daha hızlı tepki vermesini sağlayarak Pekin’in geniş deniz iddialarını uygulama çabalarını caydırmaya yardımcı olacağını belirtiyor. İki ülkenin gemileri bu sularda sık sık karşı karşıya geliyor.
Caydırıcılığı Yeniden Tesisi: Bakan Hegseth, görev gücünü işbirliğinde atılan bir adım olarak nitelendirerek, birlikte çalışabilirliği artırmayı, tatbikat yapmayı ve “Güney Çin Denizi’ndeki krizlere veya saldırılara kararlı bir şekilde yanıt verebilmek” için hazırlıklı olmayı amaçladıklarını söyledi.
Hegseth, ABD’nin çatışma peşinde olmadığını, ancak hem bireysel hem de karşılıklı çıkarlarını korumaya hazır olduklarını vurguladı.
Yapısı ve Kapsamı
ABD Pasifik Filosu tarafından yapılan açıklamaya göre, Filipinler Görev Gücü’nün yapısı ve kapsamı şu şekildedir:
Kapsam: Filipinler takımadalarının tamamını kapsayacaktır.
Personel: Yaklaşık 60 kişilik özel bir personele sahip olacak ve bir general veya amiral tarafından yönetilecektir.
İçermedikleri: Görev gücü yeni muharebe kuvvetleri, taarruz operasyonları veya kalıcı askeri üsler içermeyecektir. Bu, Çin’e karşı doğrudan bir saldırı gücü oluşturmaktan ziyade, mevcut kaynakları daha koordineli ve hızlı kullanmayı amaçlayan bir komuta ve kontrol mekanizması olduğunu gösteriyor.
Bu yeni işbirliği, Manila’nın denizdeki egemenlik haklarını koruma çabalarına güçlü bir ABD desteği sağlamayı ve önemli uluslararası nakliye güzergahı üzerindeki gerginliği azaltmayı amaçlayan önemli bir diplomatik ve askeri adımdır.