Kuzey Danimarka’daki depolarda, Ukrayna’daki savaş alanına 1.500 kilometreden (900 mil) fazla uzaklıkta, işçiler hem Kiev’e ihraç edilecek hem de Avrupa’nın dört bir yanına gönderilecek anti-drone cihazları üretiyor. Bu cihazlar, Rus teknolojisini engellemeyi ve tüm kıtayı endişelendiren NATO hava sahasına yapılan gizemli drone saldırılarıyla mücadele etmeyi amaçlıyor.
Son haftalarda havaalanları, askeri tesisler ve kritik altyapılar gibi yerlerin insansız hava araçlarının hedefi olması, faaliyetleri ağırlıklı olarak savunma ile ilgili olan iki Danimarkalı şirket olan Weibel Scientific ve MyDefence için yeni müşteri taleplerinde ciddi bir artışa neden oldu.
Danimarka Firmalarının Karşı Tedbirleri
Danimarkalı şirketler, drone tehditlerine karşı iki farklı yaklaşım sunuyor:
Sinyal Karıştırma (Jamming) – MyDefence:
-
- MyDefence, tehdidi etkisiz hale getirmek için drone ile pilotu arasındaki bağlantıyı kesen taşınabilir, giyilebilir radyo frekans cihazları üretiyor. Buna “sinyal karıştırma” deniyor.
- CEO Dan Hermansen, Rusya-Ukrayna savaşını şirket için bir “dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Savaşın başlangıcından bu yana 2.000’den fazla giyilebilir “Wingman” dedektörü Ukrayna’ya teslim edildi.
- Şirket, geçen yıl kazancını 2023’e kıyasla yaklaşık 18,7 milyon dolara iki katına çıkardı.
- Kısıtlamalar: Sinyal karıştırma, AB’de sıkı bir şekilde düzenlenmiş ve kısıtlanmış olsa da, Ukrayna savaş alanlarında o kadar yaygın kullanılıyor ki, hem Rusya hem de Ukrayna fiber optik kablolarla bağlı veya ekstra antenli İHA’lar konuşlandırmaya başladı.
Radar Tespiti – Weibel Scientific:
-
- Weibel Scientific, 1970’lerden beri Doppler radar teknolojisi üretiyor. Bu teknoloji, geri yansıyan bir sinyalin dalga boyundaki değişime dayanarak bir nesnenin hızını ve hareket yönünü belirleyebiliyor.
- Weibel’in radar sistemi, kimliği belirsiz drone gözlemlerinin hava sahasını kapattığı Kopenhag Havalimanı’na konuşlandırıldı.
- CEO Peter Røpke, Ukrayna savaşının bu tür ürünlere olan talebi artırdığını belirtti ve Weibel’in bu yılın başlarında 76 milyon dolarlık bir anlaşma imzalayarak “şimdiye kadarki en büyük siparişini” aldığını duyurdu.
NATO’nun “Drone Duvarı” ve Jeopolitik Gerilim
Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesiyle patlak veren drone savaşları, Eylül ayında NATO hava sahasına yapılan insansız hava aracı uçuşlarının eşi benzeri görülmemiş bir boyuta ulaşmasıyla Avrupa genelinde alarma neden oldu.
Avrupa Tepkisi: Avrupalı liderler, hava sahasını ihlal eden İHA’ları daha iyi tespit etmek, izlemek ve engellemek için sınırlar boyunca bir “insansız hava aracı duvarı” inşa etme konusunda anlaştılar.
ABD Sistemi: Kasım ayında NATO, ittifakın doğu kanadına, uydu ve elektronik haberleşmeler engellendiğinde yapay zekâ kullanarak İHA’ları tespit edebilen Amerikan Merops sisteminin konuşlandırıldığını açıkladı.
Kremlin’in Rolü: Bazı Avrupalı yetkililer bu olayları Moskova’nın NATO’nun tepkisini test etmesi olarak görse de, Kremlin bu kimliği belirsiz uçuşların arkasında kendisinin olduğu iddialarını reddetti.
Danimarka Kraliyet Savunma Koleji’nden Andreas Graae, Rusya’nın saldırganlığı karşısında Avrupa’da karşı-drone sistemlerinin hızla konuşlandırılması için “büyük bir çaba” olduğunu ancak ülkelerin doğru çözümü bulmakta zorlandığını ifade etti. Avrupa’daki yetkililer, drone savaşının artık sadece doğu kanadında değil, hibrit savaş tehdidi senaryosunda tüm kıtayı ilgilendiren bir mesele olduğunu kabul ediyor.