Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, hayati öneme sahip Deprem Erken Uyarı Sistemi (EEW) hakkında çarpıcı veriler paylaşırken, depremi erkenden haber verecek ücretsiz bir mobil uygulamanın müjdesini de verdi. Boğaziçi Üniversitesi tarafından geliştirilen uygulama, ilk aşamada iOS için yayımlanırken, Android sürümü için geliştirme çalışmaları devam ediyor. Test aşamaları tamamlandıktan sonra uygulama, tüm kullanıcıların erişimine açılacak.
Veri İletim Hızı Rekor Seviyeye İndi
Kandilli Rasathanesi tarafından Marmara Bölgesi’ne entegre edilen 30 adet yeni nesil deprem istasyonu sayesinde sistemin hızı önemli ölçüde artırıldı. Bu teknolojik yatırım sayesinde, kritik deprem verilerinin iletimindeki gecikme süresi 5-6 saniye seviyesinden, neredeyse anlık sayılabilecek 0.2 saniyeye kadar düşürüldü. Bu, verilerin işlenme hızında devrim niteliğinde bir iyileşme anlamına geliyor.
Ancak, erken uyarı sisteminin tam potansiyeline ulaşmasının önünde deniz tabanındaki fiziksel bir engel bulunuyor. Şu anda Marmara Denizi’nin tabanında veri ileten bir istasyon bulunmadığı için sismik dalgaların karadaki istasyonlara ulaşması yaklaşık 6 saniye sürüyor. Uzmanlar, bu süreyi erken uyarı açısından “kaçınılmaz zaman kaybı” olarak nitelendiriyor ve deniz tabanı gözleminin önemini vurguluyor.
Erken Uyarıda Deniz Tabanı Gözleminin Önemi
Sistemin mevcut performansı somut bir örnekle de açıklandı: 2 Ekim 2025 tarihinde gerçekleşen 5.0 büyüklüğündeki Marmara depreminde, ilk uyarı sinyali olayın yaşanmasından 8.4 saniye sonra üretildi.
Bu veri, teknolojik iyileştirmelerle veri işleme hızının rekor seviyeye inmesine rağmen, depremin merkez üssü olan deniz tabanındaki gözlem eksikliğinin, saniyelerle yarışılan erken uyarı sürecinde kritik bir fark yarattığını gösteriyor. Uzmanlar, deniz tabanı gözleminin sağlanmasıyla erken uyarı süresinin belirgin şekilde kısalacağını ve mobil uygulamanın kullanıma sunulmasıyla bu erken uyarı süresinin doğrudan kullanıcılara iletilmesinin hedeflendiğini belirtiyor.