Yapay zeka teknolojilerinin ve dijital dönüşümün hızlı ilerlemesi, ABD’nin enerji talebini son derece artırdı. Veri merkezleri, büyük elektrik ve su ihtiyaçlarıyla dikkat çekiyor ve şu anda ülke elektrik şebekesinde çeşitli dalgalanmalara ve zaman zaman kesintilere neden oluyor. Son verilere göre, ABD’de kullanılan toplam elektriğin %4’ü veri merkezlerine gidiyor ve bu talebin artmaya devam etmesi bekleniyor.
Bu yüksek enerji talebini karşılamak amacıyla ABD hükümeti, pek çok tartışmaya yol açan bir karar aldı. Ülke tarihinde yaşanan en büyük nükleer kazalardan biri olan Three Mile Island santralini yeniden devreye sokmayı planlıyor. ABD Enerji Bakanlığı (DOE), Pennsylvania’daki bu tesisin sahibi şirket olan Constellation Energy‘ye, 1 milyar dolar tutarında federal kredi sağlamayı onayladı. Bu proje kapsamında, tesis Crane Temiz Enerji Merkezi adını alacak ve bölge sakinleri ile Microsoft gibi büyük teknoloji firmalarının veri merkezlerine toplamda 835 megavat enerji sağlayacak.
Microsoft’un yapay zekâ çözümlerini desteklemek amacıyla, Constellation, reaktörün tekrar devreye alınması için 2024’te 20 yıllık bir enerji satın alma sözleşmesi imzaladı. DOE, bu adımın bölgedeki yaklaşık 800.000 eve elektrik sağlayacağını, elektrik maliyetlerini düşüreceğini ve 600’den fazla yeni istihdam yaratacağını belirtiyor. ABD Enerji Bakanı Chris Wright, bu girişimin “Amerika’nın yapay zeka yarışını kazanması için gerekli enerji kaynağına ulaşmasını sağlayacağını” ifade etti.
Three Mile Island’da Kazanın Ardındaki Güç Dönüşümü
1979 yılında gerçekleşen ve ülke tarihine geçen büyük kaza, Ünite 2 reaktöründe kısmi bir nükleer erime meydana getirmişti. Mekanik arıza ve soğutucu sistem kaybı sonucunda yaşanan bu olayın ardından, sağlık açısından gözle görülür bir olumsuzluk rapor edilmemiştir. Kazadan sonra, ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu (NRC), sektördeki güvenlik standartlarını oldukça sıkılaştırdı ve yeni kurallar getirdi. Bu iki reaktörlü santral, kazasına rağmen 2019 yılına kadar enerji üretimine devam etti. Artan enerji talebine cevap vermek amacıyla, hükümet ve büyük teknoloji şirketleri, yeni nesil nükleer reaktörler geliştirme çalışmalarına hız kazandırdı, böylece güvenilir ve sürdürülebilir enerji çözümüne dönüşüm mümkün oldu.