Türkiye’nin iki büyük şehri arasında hızlı ulaşımı sağlayacak olan ve uzun süredir fabrika faaliyetleriyle gündemde olan Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattı projesi, tamamlanma sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaşmaya devam ediyor. Birçok kez söz verilen tamamlanmış olma tarihleri gerçeğe dönüşmeyince, projenin yeni durumu ve maliyetleri yeniden tartışma konusu oldu. CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, 2026 yatırım programına göre projede gelinen noktayı ve aşılması gereken engelleri Meclis gündemine taşıdı.
Proje başlangıcıyla ilgili ilk açıklamalarda, 2013 yılında hattın yalnızca üç yıl içinde hizmete alınacağı sözleri verilmişti. Ancak zaman ilerledikçe, vaatler ve gerçekleşenler arasındaki fark büyüdü. Toplam 498 kilometrelik hat uzunluğundan bahsedilirken, yalnızca 152 kilometrelik kısmın tamamlandığı ve kalan yaklaşık 346 kilometrelik bölümün ise hala inşaat beklediği belirtildi. Bu uzunluk ve gelişmişlik seviyesine rağmen, hattın tam olarak bitirilmesine dair net bir takvim ise hâlâ belirsizliğini koruyor.
İlginç olan ise, projenin çeşitli aşamalarında görev alan toplam en az beş farklı Ulaştırma Bakanı’nın olması ve her yeni bakanın yeni hedefler ve tarihler vermesine rağmen, süreçte herhangi bir belirgin ilerleme sağlanamamış olmasıdır. Bakırlıoğlu, “Gerçek şu ki, ortada işler hızla ilerleyen bir hızlı tren hattı değil, tamamlanmamış ve uzayan bir hikâye var” diyerek, sürecin ne kadar karmaşık ve başarısız ilerlediğine dikkat çekti.
Projenin Ekonomik ve Finansal Boyutundaki Çarpıcı Artışlar
Başlangıç projeksiyonları ile günümüzdeki maliyetler arasındaki fark katiyetle büyüdü. Bakırlıoğlu’nun analizine göre, planlanan bütçeye kıyasla projeye harcanan toplam tutar %2300 artış gösterdi. 2025 itibarıyla, Ankara-İzmir Hattı için ayrılan toplam yatırım tutarının yaklaşık 101,4 milyar TL seviyesinde olduğu açıklandı. Bu devasa rakam, projenin ne kadar maliyetli ve plansız ilerlediğinin somut bir göstergesidir. Her ne kadar inşaat hızının artması ve maliyetlerin yükselmesi mali sayfalarda büyük bir sorun olsa da, yapılan harcamalarla sadece 152 kilometrelik kısmın tamamlanabilmiş olması halk arasında büyük hayal kırıklıkları yaratıyor.
Özellikle, planlanan bütçeyi ve bitiş zamanını aşma ihtimali göz önüne alındığında, kalan büyük bölümün ne zaman ve hangi finansal kaynaklarla tamamlanacağı sorusu devam ediyor. Kamu kaynaklarının önemli bir kısmı bu projeye aktarılsa da, ortaya çıkan maliyet artışları ve altyapı darboğazları, projeyi adeta bir finansal kara delik haline getiriyor.
Sahadaki gelişmeler ise oldukça çarpıcı ve sorunlu. Birçok uzman ve mühendis, kamulaştırma ve teknik altyapı aşamasındaki karmaşanın projeyi içinden çıkılmaz hale getirdiğini söylüyor. Aylık maaşların astronomik seviyelerde olmasına rağmen, kalifiye mühendis ve iş gücü bulunamadığı iddialar arasında yer alıyor. Teknik ekipler, projenin yönetim anlayışında ciddi revizyonlar yapılmadığı ve sürekli değişikliklerle işler tamamen içinden çıkılmaz bir duruma geldiği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Mevcut Durum ve Projenin Bitiş Tarihi Tahminleri
Resmi verilere ve tecrübeye göre, projenin tamamlanması için öngörülen son tarih 2027 yılı olsa da, mevcut durum ve sahadaki gelişmeler göz önüne alındığında bu takvimin tutması oldukça zor görünüyor. Bakırlıoğlu, “Eğer gerçekten bir mucize gerçekleşmezse ve proje 2027’de biterse, toplam 498 kilometrelik tren hattını, tam 20 yılda tamamlamış olacağız” diyerek, yaşanan gecikmenin boyutunu ortaya koyuyor. Birçok vatandaş ve uzman, projenin bu hızla ve maliyetlerle bitmesi halinde, büyük ihtimalle daha da uzayacağını ve yeni rekorların kırılabileceğini belirtiyor.