Antalya’nın tarihi zenginlikleri arasında özel bir yere sahip olan ve halk arasında Belkıs Köprüsü olarak da bilinen tarihi Aspendos Köprüsü, 2025 yılında turizmde altın çağını yaşadı. Selçuklu sultanlarının asırlar önce üzerinden geçtiği bu kadim yapı, 2025 yılı boyunca büyük çoğunluğu Alman, İngiliz, Avusturyalı ve Fransızlardan oluşan 10 bin Avrupalı turisti ağırladı. Anadolu Selçuklu kültür turuna çıkan turistler, bu köprü sayesinde tarihin tozlu sayfalarında bir yolculuğa çıktı.
İpek Yolu’nun Stratejik Geçiş Noktası
Antalya’nın Manavgat ve Serik ilçelerini birbirine bağlayan tarihi köprü, sadece bir geçiş güzergahı değil, aynı zamanda ekonominin kalbiydi. Kokartlı Turist Rehberi İlkay Özen’in aktardığı bilgilere göre, köprü tarihi İpek Yolu üzerinde kritik bir noktada bulunuyordu. Selçuklu döneminde İç Anadolu’da üretilen tahıl ürünleri, bakliyat ve zeytinyağı, deve kervanlarıyla bu köprü üzerinden geçirilerek Antalya ve Side limanlarına ulaştırılıyordu.
Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev‘in de Antalya ve Alanya seferlerinde bizzat kullandığı bu yol, kervanların ve orduların güvenli geçişini sağlıyordu. Günümüzde ise bu kervanların yerini, bölgenin tarihine ve mimarisine hayranlık duyan entelektüel turist grupları aldı.
Roma Mühendisliği ve Selçuklu Estetiği
MS 4. yüzyılda bir Roma köprüsü olarak inşa edilen yapı, zamanla tahrip olmuş ancak 13. yüzyılda Selçuklu dokunuşuyla yeniden ayağa kaldırılmıştır. Selçuklular, Roma dönemine ait güçlü temelleri kullanarak yapının üst kısmını kendi mimari anlayışlarıyla şekillendirmişlerdir. Bu durum, köprüyü Roma mühendisliği ile Selçuklu taş işçiliğinin eşsiz bir sentezi haline getirmiştir.
Köprünün en dikkat çekici özelliklerinden biri, yaklaşık 225 metre uzunluğunda olması ve tam ortasında keskin bir kıvrım yapmasıdır. Sekiz gözlü bu asimetrik yapı, nehrin akışına ve eski temel kalıntılarına uyum sağlamak amacıyla inşa edilmiştir.
Restorasyonla Gelen Canlanma
2013 yılında nehrin şiddetli akışına bağlı olarak yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan köprü, kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçirilmişti. Pandemi döneminde (2020-2021) turların bıçak gibi kesilmesiyle sessizliğe bürünen köprü, son beş yılın ardından yeniden eski popülaritesine kavuştu. Korona öncesi yıllık 7 bin 500 civarında olan ziyaretçi sayısının 2025’te 10 bine ulaşması, bölgedeki kültür turizminin geleceği adına umut verici bir gelişme olarak kaydedildi.