İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Engelsiz İzmir” vizyonu doğrultusunda teknolojik yenilikleri toplu ulaşıma entegre etmeye devam ediyor. Türkiye’de bir ilke imza atan ve uluslararası ödüllere layık görülen “Duraktayım” uygulaması, engelli bireylerin kent içi hareketliliğini kökten değiştirdi. ESHOT Mobil altyapısı üzerinden çalışan bu sistem, özellikle görme engelli ve tekerlekli sandalye kullanan vatandaşların kimseye ihtiyaç duymadan, özgürce seyahat etmesine imkân tanıyor.
Dijital Köprü: Yolcu ve Şoför Arasındaki Bağlantı
Uygulamanın temel çalışma prensibi, yolcu ile otobüs şoförü arasında anlık bir iletişim kanalı kurmaya dayanıyor. Durakta bekleyen engelli yurttaş, mobil uygulama üzerinden binmek istediği hattı seçtiğinde, bu bilgi doğrudan ilgili otobüsün Şoför Bilgi Ekranı’na düşüyor.
Bu sayede şoför, durağa yaklaşmadan önce durakta bekleyen özel ihtiyaçlı bir yolcu olduğunu fark ediyor. Aracı, tekerlekli sandalye rampasının en güvenli ve kolay şekilde açılabileceği noktada konumlandırarak yolcuya refakat ediyor. Sesli bildirimlerle desteklenen sistem, görme engelli yolcular için de aracın gelişini ve durak bilgilerini anlık olarak raporluyor.
“Kendi Başıma Otobüse Binebiliyorum”
Uygulamanın sahadaki başarısı, kullanıcıların hayatlarındaki duygusal ve pratik değişimlerle ölçülüyor. Tekerlekli sandalye kullanıcısı Anıl Karabatak, eskiden sadece ailesiyle birlikte dışarı çıkabildiğini, ancak bu sistemle birlikte “kendini bir kuş gibi özgür” hissettiğini ifade ediyor. Benzer şekilde, görme engelli Hasan Hüseyin Canmaya da artık başkalarından yardım istemek zorunda kalmadığını, otobüsün kaçırılma riskinin ortadan kalktığını ve ineceği durağı sesli uyarılar sayesinde kolayca takip edebildiğini belirtiyor.
Toplumsal Eşitlik ve Teknoloji
“Duraktayım” uygulaması, engelliliği bir engel olmaktan çıkarıp erişilebilir bir kentsel deneyime dönüştürüyor. ESHOT bünyesinde görev yapan şoförler de sistemin hem kendilerine hem de yolculara büyük bir “korkusuzluk” ve “güven” aşıladığını dile getiriyor. Hem iOS hem de Android cihazlarda ücretsiz olarak sunulan bu teknoloji, İzmir’in sosyal belediyecilik anlayışının dijital bir yansıması olarak Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor.
Engelli bireylerin günlük ihtiyaçlarını tek başlarına karşılayabilmeleri, sadece bir ulaşım başarısı değil, aynı zamanda toplumsal eşitliğin sağlanması yolunda atılmış dev bir adımdır.