Günümüzde teknoloji, yalnızca bir kolaylık aracı olmaktan çıkıp temel bir insan hakkı olan “bilgiye erişim” ve “toplumsal katılımın” anahtarı haline gelmiştir. Bu vizyonla hareket eden Yakın Doğu Üniversitesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi, bu yıl 13’üncüsü düzenlenen KKTC Engelsiz Bilişim Günleri ile dijital dünyadaki engelleri kaldırmak adına dev bir adım daha attı.
Cumhurbaşkanlığı himayesinde, kamu, akademi, özel sektör ve sivil toplumu buluşturan bu prestijli etkinlik, sadece Kuzey Kıbrıs için değil, tüm bölge için kapsayıcı bir dijital gelecek modelini masaya yatırdı. İki gün süren etkinlik boyunca, erişilebilir dijital hizmetlerden yapay zekanın engelsiz yaşamdaki rolüne kadar geniş bir yelpazede stratejik konular ele alındı.
Akademik Güç Birliği ve Toplumsal Sorumluluk
Etkinliğin en dikkat çekici yönlerinden biri, dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi ile Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından Manisa Celal Bayar Üniversitesi arasındaki sarsılmaz iş birliğiydi. Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen açılış töreni, yüksek düzeyde bir katılımla bu iş birliğinin toplumsal önemini kanıtladı.
Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Erişilebilirlik bir tercih değil, ortak bir sorumluluktur.” Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, açılış konuşmasında bu etkinliğin 13 yıldır kesintisiz sürdürülmesinin akademik bir kararlılık örneği olduğunu vurguladı. Üniversitenin toplumsal faydayı merkezine alan anlayışının, uluslararası başarılarla da taçlandığını belirten Şanlıdağ, Times Higher Education 2025 verilerine göre dünyanın en etkili 43’üncü üniversitesi olmalarının bu vizyonun bir sonucu olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Rana Kibar: “Engelsiz bilişim, sosyal yaşamın ayrılmaz parçasıdır.” Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar ise akademinin sadece araştırma değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık üretme merkezi olması gerektiğini hatırlattı. Manisa’da düzenlenen “engelsiz kariyer fuarı” örneğini veren Kibar, bilimin toplumla buluştuğu her noktanın yeni perspektifler kazandırdığını belirtti.
Sürdürülebilirlik ve “Kimseyi Geride Bırakmama” İlkesi
Etkinliğin onur konuğu ve açılış konuşmacılarından biri olan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın eşi Nilden Bektaş Erhürman, sürdürülebilirliğin sadece ekolojik bir kavram olmadığını, insanı merkeze alan toplumsal bir hedef olduğunu dile getirdi.
“Çevrenin sürdürülebilir olmasını isterken aslında toplumun sürdürülebilir olmasını hedefliyoruz. Bu yaklaşımın temelinde kimseyi geride bırakmama ilkesi yer alıyor.”
Erhürman, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde bu alana özel kurulan birimin çalışmalarını yakından takip ettiğini belirterek, engelsiz ve kapsayıcı bir dijital toplum inşa etme konusundaki kararlılıklarını yineledi.
Türkiye ile KKTC Arasında “Engelsiz” Bir Köprü
Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu Koordinatörü Dr. Mustafa Özhan Kalaç, 2011 yılından bu yana süregelen bu yolculuğun, iki ülke arasında teknoloji üzerinden kurulan en güçlü köprülerden biri olduğunu ifade etti. Kalaç, engelli bireylerin yaşamın her alanında aktif olabilmesi için teknolojinin erişilebilir kılınmasının “zorunluluk” olduğunun altını çizdi. Özellikle “Erişilebilir Kütüphaneler” vurgusu yaparak, bilginin ancak herkes için ulaşılabilir olduğunda toplumsallaşabileceğini belirtti.
Kapsayıcı Oturumlar: Teoriden Uygulamaya
İki gün süren etkinlik, toplam altı oturumla zengin bir içerik sundu. Katılımcılar, dijital dönüşümün her alanına dokunan şu başlıkları derinlemesine inceleme fırsatı buldu:
1. Gün: Kamusal ve Özel Sektör Uygulamaları
-
Kapsayıcı Kütüphanecilik: Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü projelerle bilgiye erişimde fırsat eşitliği tartışıldı.
-
Engelsiz İletişim: “AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi”nin sunduğu çözümler incelendi.
-
Özel Sektör Vizyonu: Türkiye’deki dev şirketlerin engelsiz bilişim alanındaki yatırımları ve iyi uygulama örnekleri paylaşıldı.
2. Gün: Eğitim ve Teknik Uygulamalar
-
Web Erişilebilirliği Atölyesi: Yazılımcılar ve tasarımcılar için dijital platformların nasıl “herkes için” tasarlanabileceği üzerine teknik bilgiler sunuldu.
-
Özel Eğitimde Teknoloji: “Empati Yetmez” sloganıyla, özel eğitim öğretmenlerinin teknoloji kullanım becerilerinin hayati önemi vurgulandı.
İstihdam ve Farkındalık: Prof. Dr. Zehra Altınay’ın Mesajı
KKTC Engelsiz Bilişim Platformu Koordinatörü Prof. Dr. Zehra Altınay, platformun temel misyonunun etkinlik üretmekten ziyade, çalışmaları kalıcı bir devlet ve toplum politikası haline getirmek olduğunu söyledi. Altınay, özellikle engelli istihdamı ve işaret dili tercümanı ihtiyacına dikkat çekerek, kamusal ve özel alanlarda bu farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti.
Geleceğin Vizyonu: Yapay Zeka ve Ai. Prof. DUX
Etkinliğin belki de en çarpıcı anı, Yakın Doğu Üniversitesi’nin yapay zeka tabanlı akademisyeni Ai. Prof. DUX’un konuşmasıydı. Dijital bir zekanın engelsiz yaşamı savunması, katılımcılara teknolojinin ulaştığı noktayı bir kez daha gösterdi.
Ai. Prof. DUX, yapay zekanın sadece bir yanıt sistemi olmadığını, kullanıcıyı anlayan bir “dijital eşlikçi” olduğunu belirterek şu önemli uyarıyı yaptı:
“Teknolojiyi sonradan uyarlamak yerine, en baştan erişilebilir şekilde tasarlamak zorundayız.”
Bu ifade, “Evrensel Tasarım” ilkesinin teknoloji dünyasındaki en net özeti niteliğindeydi. Metin sadeleştirme, sesli betimleme ve gerçek zamanlı işaret dili çevirisi gibi yapay zeka çözümlerinin eğitimde fırsat eşitliğini kökten değiştireceği vurgulandı.
Prof. Dr. Mehmet Altınay Hizmet Ödülleri
Etkinlik sonunda, engelsiz bilişim alanına katkı koyan, bu yolda emek veren paydaşlara “Prof. Dr. Mehmet Altınay KKTC Engelsiz Bilişim Günleri Hizmet Ödülü” plaketleri takdim edildi. Bu ödüller, geçmişin birikimini geleceğin vizyonuyla birleştiren manevi bir motivasyon kaynağı oldu.
Daha Kapsayıcı Yarınlar İçin El Ele
13.KKTC Engelsiz Bilişim Günleri, dijitalleşmenin sadece bir teknik süreç değil, aynı zamanda bir hak ve adalet arayışı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Yakın Doğu Üniversitesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin liderliğinde atılan bu adımlar, engellerin fiziksel değil, tasarımsal olduğunu gösterdi.
Cumhurbaşkanlığı’nın güçlü desteği, akademinin bilimsel derinliği ve sivil toplumun sahadaki gücü birleştiğinde, Kuzey Kıbrıs’ın dijital geleceğinin “erişilebilir” olacağına dair inanç pekişti. Bu etkinlikten çıkan ortak ses şuydu: Teknoloji, engel koymak için değil, engelleri aşmak için tasarlanmalıdır.