20 Ocak 2026’da Malezya’nın Maharaja Lela sınıfı kıyı muharebe gemilerinin ilki, KD Maharaja Lela (2501), Lumut Tersanesi’nden ayrılarak ilk deniz denemelerine başladı. Rıhtımda tamamlanan testlerin ardından gemi, Pangkor Adası açıklarında römorkör eşliğinde seyir hâlindeydi; tersane tarafından paylaşılan görüntüler bu hareketliliği doğruladı.
Program uzun süredir gecikmeler ve maliyet artışlarıyla gündemdeydi; buna rağmen KD Maharaja Lela’nın deniz denemelerine başlaması, projenin yeniden ivme kazandığına işaret ediyor. Milletvekillerinin Perak’taki Lumut tesisini ziyaret ederek ilerlemeyi ve revize edilmiş takvimlere uyumu değerlendirmesi planlanıyor.
Gemi İnşası ve Sınıfın Durumu
KD Maharaja Lela, Naval Group’un Gowind 2500 korvet tasarımının büyütülmüş bir varyantına dayanıyor ve erken safhalarda kararlaştırılan teknoloji transferi unsurlarını içeriyor. Geminin kızağa konulması 8 Mart 2016’da Lumut’ta gerçekleşti; 24 Ağustos 2017’de denize indirildi ancak mali ve sözleşmesel sorunlar inşayı yavaşlattı ve uzun süreli duraklamalara neden oldu. Bu zorluklara rağmen, inşa sürecindeki aksamaların aşılmaya başladığı görülüyor.
Sınıfın Diğer Gemileri ve Mevcut Aşamalar
Lumut Tersanesi tarafından yayımlanan materyaller, sınıfın diğer gemilerindeki ilerlemeyi de gözler önüne serdi. Paylaşılan görüntülerde:
- KD Sharif Masahor (2503): Üst yapı inşası tamamlanmış, ana dış donanımlar monte edilmiş ve borda numarası uygulanmış; böylece gemi Kraliyet Malezya Donanması envanter dizisinde resmen tanımlanmış durumda.
- KD Raja Muda Nala (2502): Donatım faaliyetleri sürüyor ve çalışmalarda aşamalı ilerleme kaydediliyor.
Mevcut hedeflemeye göre Malezya, 2030’lara kadar beş adet Maharaja Lela sınıfı savaş gemisini işletmeyi amaçlıyor. Başlangıçta planlanan altı gemilik sayı, mali ve sözleşmesel koşullar nedeniyle azaltıldı; ilk birimin 2026’da hizmete girmesi öngörülüyor.
Programın Geçmişi ve Denetim
Maharaja Lela programı 2011’de başlatıldı, sonrasında birkaç yıl durma noktasına geldi; hükümet soruşturması ve geçici askıya alma süreçleri yaşandı ve proje 2020’de yeniden başlatıldı. Bu geçmiş, programın kamuoyu ve parlamentoda yoğun denetime tabi tutulmasına yol açtı. Şeffaflık ve takvim uyumu artık projenin takip edilen ana unsurları arasında yer alıyor.