İlk hedefleri, mevcut E-2C Hawkeye filosunu modernize etmek olan Mısır, yakın zamanda Saab ile yeni havadan erken uyarı ve kontrol (AEW&C) uçakları temini için görüşmelere başladı. Bu görüşmelerin temelinde, 2025 yılından itibaren başlayan ve Paris Airshow’da gerçekleşen temaslar bulunuyor. Mısırlı yetkililerin Saab’ın gelişmiş AEW&C çözümlerine ilgisi, geleneksel platformların yerine daha etkin ve modern teknolojilere yönelme planlarının bir parçası olarak öne çıkıyor.
Görüşmelerde önceliğin, mevcut filo olan E-2C Hawkeye’nin yerine geçecek yeni uçaklar üzerine yoğunlaştığı belirtiliyor. Özellikle, eskiyen E-2C’lerin bakım maliyetleri ve operasyonel verimlilik sorunları, Mısır’ın bu yeni platformlara olan ihtiyacını artırıyor. Ayrıca, hava sahası ve deniz alanlarını koruma açısından genişleyen sınır güvenliği ihtiyaçlarıyla uyumlu olarak, bu platformların görev kapsamı da genişliyor.
Mısır’ın Güncel Hava Savunma Envanteri
Mısır Hava Kuvvetleri şu anda ABD yapımı E-2C Hawkeye uçaklarını aktif olarak kullanmakta. İlk olarak 1986-1993 yılları arasında alınan ve toplam 8 uçağa çıkarılan bu platformlar, Kahire’deki Batı Hava Üssü’nde konuşlandırılıyor. 1999 itibarıyla, bu uçaklar Hawkeye 2000 standartlarına yükseltilmiş ve 2003 ile 2008 yılları arasında yeni uçak edinimleri gerçekleşmiştir. Bu kapsamda, en az bir ek uçak modernize edilmiştir. Ayrıca, 2010 yılında ABD’den iki yeni E-2C daha satın alınmıştır.
Ancak, bu uçakların tasarımı 1960’lara dayandığı ve 1980’lerin sonunda modernizasyonlara rağmen eski platformlar olduğu düşünülüyor. Bu durum, bakım maliyetlerini artırmakta ve modernizasyon seçeneklerini sınırlandırmaktadır. Ayrıca, özellikle Sina Yarımadası, Akdeniz ve Kızıldeniz gibi bölgelere olan gözetim ihtiyaçlarının genişlemesi, farklı ve gelişmiş teknolojilere olan talebi beraberinde getiriyor.
Saab GlobalEye’ın incelenmesinin temel nedenlerinden biri de, mevcut E-2C platformundan farklı olarak taşıdığı gelişmiş sensörleri ve görev kapasitesi. GlobalEye, Bombardier tarafından tasarlanmış uzun menzilli jet uçağı temel alınarak geliştirilmiş olup, uçak gemisi operasyonlarına uygun, turboprop yerine jet motorlarıyla donatılmış bir platformdur. Bu sayede, daha yüksek irtifada, daha hızlı ve daha uzun mesafelerde görev yapabilmektedir.
Her ne kadar yetenekleri farklı olsa da, Mısır ve Saab arasındaki görüşmeler, mevcut coğrafi ve teknik kısıtlamalar nedeniyle çeşitli zorluklar yaşamaya devam ediyor. Meydana gelen karmaşık entegrasyon süreçleri, Mısır’ın heterojen hava savunma sistemleriyle uyumlu yeni platformların entegrasyonunu gerektirmektedir. Bu sistemler arasında ABD, Rusya, Çin ve Avrupa menşeli çeşitli teknolojiler bulunmakta ve veri alışverişinin güvenli şekilde sağlanması büyük önem taşımaktadır.
