Murat İkinci, bizimle yaptığı röportajda 2025 yılı için öngörülen büyüme hedeflerini ve stratejik adımları detaylandırdı. Ortadoğu ve Uzak Doğu bölgelerine yapılan ihracatların hızla arttığını belirten İkinci, Avrupa ve Afrika pazarlarındaki gelişmelerin de ihracat grafiğini olumlu etkilediğini ifade etti. Bu bölgelerde en hızlı büyümenin sağlandığını ve özellikle Amerika kıtasında yeni fırsatların gün geçtikçe arttığını vurguladı.
İhracat rakamlarının, %55’in üzerinde bir artışla yaklaşık 750 milyon dolara ulaştığını dile getiren Murat İkinci, bu trendin devam etmesi halinde Türkiye’nin toplam dış satımlarında önemli pay sahibi olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi. Ayrıca, söz konusu rakamların ülke ekonomisine katkısının giderek büyüdüğüne işaret etti.
Mevcut Yatırımlar ve Kapasite Artışı
Yatırımlar konusunda ise, peyderpey ve sürekli bir gelişim modeli benimsendiğini belirten İkinci, Kırıkkale fabrikasında ve diğer tesislerde yürütülen altyapı ve üretim hatlarının her aşamada kapasiteyi artırmaya devam ettiğini açıkladı. 2025 ve 2026 yıllarında planlanan yeni yatırımlar sayesinde, üretim gücünün katlanarak artacağını ve hem ürün çeşitliliğinin hem de teslimat kapasitesinin önemli ölçüde yükseleceğini belirtti.
Sadece ürün bazlı değil, aynı zamanda tedarik zincirine de büyük önem verildiğine vurgu yapan İkinci, paydaşların kapasitesinin genişletilmesiyle ekosistemin güçleneceğine değindi.
Avrupa Pazarında Büyüme ve Ortaklık Fırsatları
Avrupa bölgesinde büyüme yönünde önemli adımlar atıldığını ifade eden İkinci, uzun süredir sürdürülen uluslararası ortaklıkların ve iş birliklerinin bu bölgedeki varlığı güçlendirdiğini belirtti. Ayrıca, bu kapsamda ortaklık ve doğrudan satın alma şeklindeki stratejilerin Avrupa’ya açılım açısından ön planda olduğunu vurguladı.
Endonezya ile Savunma İş Birliği ve Sözleşmeler
Endonezya ile gerçekleştirilen stratejik satışlar, sektörde önemli bir dönüm noktası oldu. MİDLAS ve ATMACA gibi sistemlerin ihracı ve entegrasyonu, iki ülke arasındaki savunma ve mühimmat alanındaki derin iş birliklerinin ve ortak üretim projelerinin temelini oluşturmaktadır. Endonezya’ya teslim edilen sistemlerin, bölge genelindeki savunma altyapısının güçlenmesine katkı sağlayacağı öngörülüyor.
İki ülke arasındaki iş birliklerinin sadece ürün sevkiyatıyla sınırlı kalmayıp, ortak üretim ve teknolojik gelişmelerle de devam edeceği beklentisi hakim. Ayrıca, MİDLAS’ın şu anki ve gelecek projelerde merkezi bir rol üstleneceği ve gemilere entegre edilecek silah sistemlerinin temel omurgası olacağı kaydedildi.
Stratejik ve Yeni Gelişmeler
Çalışmaların devam ettiği HİSAR Quadpack sistemi, özellikle savunma alanında yer alan gelişmiş teknolojiler arasında yer alıyor. Bu projenin takvimine uygun olarak, farklı versiyonların ve entegrasyonların hayata geçirilmesi planlanıyor. Ayrıca, MİDLAS’ın tüm hava ve deniz platformlarındaki kullanımını genişletmek adına yapılan çalışmalar ciddi bir ilerleme kaydetti.
Özellikle, yeni nesil gemilere entegre edilecek silah sistemlerinin ana omurgasını oluşturan MİDLAS’ın, önümüzdeki dönemlerde farklı harici ve dahili silahlarla uyumlu hale getirileceği öngörülüyor. Bu gelişmeler, Türkiye’nin kendi savunma mekanizmasını güçlendirmesinin yanı sıra uluslararası arenadaki rekabet gücünü de artıracaktır.
Sahadaki Testler ve Gelecek Planları
Geçen yıl gerçekleştirilen 850’den fazla test, ürünlerin kabiliyetlerini ve dayanıklılıklarını ortaya koydu. Günümüzde, aynı anda birçok farklı ürün ve sistem üzerinde deneme yapılarak, yeni teknolojilerin hızlı bir şekilde geliştirilmesi sağlanıyor. Bu testlerin sonucunda, balistik, hava savunma ve seyir füzeleri gibi birçok alanda ileri seviyede performans artışları bekleniyor.
İçerisinde bulunduğumuz yıl ise, yeni ürünlerin sahadaki performanslarını gözlemlemek ve test etmek adına yoğun bir çalışma takvimi öngörülüyor. Ayrıca, uygun maliyetli hava-hava ve hava-yer füzeleri geliştirilmesi çalışmalarında da önemli aşamalar kaydedildi. Özellikle, drone’lar ve küçük hedefleri etkisiz hale getirebilecek maliyet etkin sistemler üzerinde yoğunlaşılıyor ve denemeleri devam ediyor.
Murat İkinci, savunma sanayimizin hem teknolojik hem de üretim altyapısındaki tüm bu gelişmeler sayesinde, uluslararası rekabette ön sıralarda olmayı sürdüreceğini belirtti. Bu süreçte, Türkiye’nin kendi teknolojik çözümlerini geliştirmeye devam ettiği ve stratejik ortaklıklar kurduğu vurgusu yapıldı.