ABD Ordusu Havacılık Mükemmeliyet Merkezi’nin komutanı Tümgeneral Clair A. Gill, Military Times’a yaptığı açıklamada, insansız hava araçlarının (İHA) askeri havacılık ve kombine silah eğitimlerini köklü biçimde dönüştürdüğünü ifade etti. Bu yeni teknolojilerin, ordu operasyonlarının ve eğitim yaklaşımlarının geliştirilmesinde nasıl bir rol oynadığını vurguladı.
Huntsville, Alabama’daki ilk yıllık “En İyi Drone Savaşçısı” yarışmasında konuşan Gill, dronların uygulama alanlarındaki sınırsız potansiyeline dikkat çekti. “Drone teknolojisinin kullanımı, yaratıcı düşüncenize bağlıdır” diyerek, “Her yeni gelişme sürekli olarak sahaya yeni ve etkili çözümler getiriyor” şeklinde devam etti. Ayrıca, geleneksel insansız sistemlerle kıyaslandığında, günümüzde sahaya sürülen dronların daha büyük ve çalışanları için daha fazla insan kaynağı gerektiren özellikler taşıdığını belirtti.
Gill, son beş ila on yılda teknolojide görülen devrimle birlikte, dronların artık sadece askeri havacılığın değil, genel hava sahası kullanımının da bir parçası haline geldiğinin altını çizdi. “Ucuz ve etkili olan küçük insansız hava araçlarının sayısı giderek artıyor ve her seviyedeki askerlerin hava sahasında yer almaya başlamasıyla, savaşların doğası da değişiyor,” ifadelerini kullandı. Bu yeni nesil savaşların, temelde insani çatışmanın ötesine geçerek teknolojiyi kullanma biçimini de dönüştürdüğü görüldü.
Ukrayna’dan Alınan Dersler
İnsansız hava araçları, Azerbaycan’daki Dağlık Karabağ çatışması, Orta Doğu ve Ukrayna gibi küresel kriz bölgelerinde başarılı bir şekilde devletler tarafından kullanıldı. ABD Ordusu, bu savaşlardan edindiği tecrübeleri kendi stratejilerine entegre ederken, Gill vurgu yapıyor: “Her biri farklı koşullarda farklı taktikler ve yaklaşımlar gerektirir.” ABD’nin, bu savaşlardaki başarısının temelinde, kendine özgü yetenekler ve stratejiler geliştirmesi yatıyor. Gill, ABD’nin Ukrayna Güvenlik Yardım Grubu’na (SAG-U) gözlemciler gönderdiğini ve buradan edindikleri derslerin, kendi döngülerine entegre edildiğini belirtiyor.

Ancak, Ukrayna’nın savunma metodlarının doğrudan Amerikan kuvvetlerine uyarlanması yerine, bu farklılıkların göz önüne alınması gerektiğine dikkat çekiyor. “Dersler alıyoruz, ama bu dersleri kendi operasyonlarımıza uygun biçimde uyarlamamız gerekiyor,” diyor. “Rusya-Ukrayna çatışmasında kazanılan tecrübelerin, başka operasyonlarda aynen uygulanması doğru olmayabilir.”
İnsan Faktörü ve Teknolojinin Birlikte Çalışması
Ordu’nun insansız hava aracı yarışmasının taktiksel yönü, askerlere saha becerilerinin yanı sıra teknolojiyi doğru kullanma imkânı sağladı. Yarışma kapsamında her takıma bir keşif tipi FPV insansız hava aracı ile birlikte birkaç “öldürücü” dron verildi. Gill, “Bu, gerçek anlamda teknolojinin pratik uygulamasıdır” diyerek, “Teknolojiyi sadece uçurmak değil, aynı zamanda operasyonel ihtiyaçlara cevap verecek biçimde kullanmak önemli” diye ekledi.
Gözlem ve analizler, ordu içindeki yeniden yapılanma süreçlerini hızlandırdı. Havacılık, manevra ve yangın birimlerinin her birinde ekipler kuruldu ve bu ekipler, verilen eğitimlerle drone savaş operasyonlarına hazırlıklarını sürdürdü. Gill, “Yeniden yapılanma sayesinde, komuta kademeleri ve ilgili birimler, drone operasyonlarına odaklanan yeni doktrinler geliştirebiliyor,” açıklamasında bulundu.
Ayrıca, yapay zeka destekli veri sistemleri ve analitik araçlar, ordunun saha ve stratejik kararlarda daha etkili olmasını sağlayacak biçimde tasarlandı. “Bu sistemler, tüm personelin erişebileceği şekilde planlandı ve yakında aktif hale gelecek,” diyor.
İnsansız ve İnsanlı Hava Hareketlerinin Birlikte Çalışması Zorunluluğu
Gill, dronların savaş alanındaki kullanımı arttıkça, insanlar ve dronlar arasındaki işbirliğinin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. “Her ne kadar teknolojik gelişmeler hız kazansa da, insanların uzmanlığı vazgeçilmez bir faktör olmaya devam ediyor,” dedi. Bir hedefe saldırı düzenlemek, uygun insansız havacılık kapasitesini ve eğitimi gerektirir ve bu, insan pilotların becerileri olmadan gerçekleşemez. Güçlü örnek olarak, Venezuela lideri Nicolás Maduro’yu yakalamaya yönelik operasyonu gösterdi.
Gill sözlerine ekledi: “Dünyanın en iyi rotatif kanat uçuş ekibi ve en gelişmiş hava araçlarıyla çalışmalar yürütüyoruz. Ama en iyi sonucu almak için insan ve drone yeteneklerinin birlikte kullanılması gerekir.” Ayrıca, bazı takımların dron kullanımı sırasında karşılaştıkları zorluklar ve muharebe eğitimlerinin temel uygulamalarına ihtiyaç, insan uzmanlığının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu gösterdi. “İnsansız alanda ilerlemek, insanlı hava hareketlerini tamamen ortadan kaldırmak anlamına gelmez. İkisini de etkin biçimde kullanmak, rekabet avantajı sağlar,” dedi.