Avustralya, Boeing Defence Australia’nın MQ-28A Ghost Bat platformuna verdiği büyük önemiyle, insansız savaş uçaklarını ve ilgili sistemleri keşfetmeye yönelik önde gelen ülkelerden biridir. Halen RAAF tarafından test aşamasında olan sekiz adet Blok 1 uçağı bulunuyor ve üretici firmaya göre, Şubat 2024’te sipariş edilen üç Blok 2 uçağı da yer testlerine başladı ve yakında hava yoluna çıkacak.
2025 yılının Aralık ayında Boeing Defence Australia, Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAAF) için ek olarak yedi adet Ghost Bat insansız sistem satışı gerçekleştirdi. Bu sipariş, yaklaşık 754 milyon Avustralya Doları tutarında olup, toplamda Blok 2 konfigürasyonunda altı adet CCA ve ilk Blok 3 uçağını içine alıyor. Böylelikle, Avustralya, 2028 yılına kadar toplam 10 entegrasyonlu ve operasyonel Ghost Bat’a sahip olmayı hedefliyor.
Avustralya’nın bölgedeki stratejik konumu ve Çin’in artan askeri gücü karşısında sağladığı yüksek caydırıcılık, yerli ve milli sistemlerle güçlendirilmekte. Yapılan insansız hava araçları projeleri, kıyılarından uzaklaşan uçuş kabiliyetleriyle, ülkenin hava üstünlüğüne önemli katkılar sağlıyor.
Farklı Filolar ve İşbirlikleri
Boeing Defence Australia, son zamanlarda düzenlediği gösterilerle sistemlerin pratikteki potansiyelini gözler önüne serdi. Bunlardan ilki, bir E-7A Wedgetail erken uyarı uçağıyla birlikte formasyon halinde uçan iki MQ-28A’yı içeren gösteriydi. Boeing Defence MQ-28 Küresel Program Direktörü Glen Ferguson, Singapur Hava Fuarı’nda yaptığı açıklamada, bu görevin menzilde gösterilen hedefleri tespit edip, izleyerek ve havadan havaya savaş zincirini doğrulamaya yönelik olduğunu belirtti.
8 Aralık 2025 tarihinde gerçekleşen ilk füze fırlatma testi, Ghost Bat’ın harici monte edilerek AIM-120 AMRAAM füzesiyle yapılan atışını içeriyordu. Aynı zamanda, füzeye yönelik veriler F/A-18F Super Hornet tarafından sağlanırken, komuta ve kontrol ise E-7A platformundan yürütüldü.
Ferguson, yapılan bu testlerin, “saldırı zinciri ve angajman fonksiyonlarının bütünsel olarak gösterilmesi” amacıyla gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, “Bu tatbikatlar, mürettebatlı ve insansız sistemlerin birlikte çalışmasını ve test edilmesini sağlamakta” dedi. Ayrıca, Blok 3’ün gövde içi silah bölmesine, AIM-120 veya iki adet GBU-39/B bombası sığdırılabiliyor ve Boeing, başka sensör ve savaş yükleri üzerinde de çalışmalar yapıyor. Çok sensörlü ve esnek konfigürasyonlar, Ghost Bat’ın savaş alanındaki etkinliğini artırıyor.
Avustralya Savunma Bakanı Pat Conroy, hükümetin her savaş uçağı için en az üç insansız platformdan oluşan bir karışımı hedeflediğini belirtiyor. Bu sayede, hem askeri operasyonlarda esneklik artırılıyor hem de mürettebatsız sistemlerin kabiliyetleri genişletiliyor.
İmalat ve İhracat Fırsatları
Queensland’da bulunan Toowoomba’daki Ghost Bat üretim tesisi bu yıl tamamlanacak ve 2027’de üretime geçecek. Hedef, insansız uçağın maliyetlerini toplam maliyetin sadece %10’una düşürmek ve böylece *uygun fiyatlı* bir çözüm sunmak. Ferguson, bu projede “Uygun fiyatlar konusunda gerçekten çok rahatız ve ilk günden itibaren ekonomik bir üretim modeli benimsedik” ifadelerini kullandı.
Elektronik savaş ve sensör paketleri de geliştirilen Ghost Bat’ın önemli özellikleri arasında yer alıyor. Ayrıca, potansiyel ihracat fırsatları da değerlendiriliyor. Ferguson, Japonya gibi ülkelerle olası ortaklık ve satış görüşmeleri yürüttüklerini belirtiyor. Bu bağlamda, çeşitli ülkelerin insansız savaş uçağı yeteneklerini nasıl uygulamaya koyabilecekleri konusunda çalışmalar devam ediyor.
Ghost Bat’ın rakipleri arasında, ABD tabanlı şirketlerin geliştirdiği projeler bulunuyor. Anduril Industries’in Fury isimli insansız platformu, ABD Hava Kuvvetleri tarafından gösterilmiş olup, General Atomics’in Gambit ailesi ise başka bir seçenek olarak sahnede yer alıyor. Bu gelişmeler, küresel arenada insansız savaş uçağı teknolojisinin hızla geliştiğine ve çeşitli aktörlerin bu alana yatırım yaptığına işaret ediyor.