İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “İyi bir başlangıç her çocuğun hakkı” vizyonuyla hayata geçirdiği İzmir 95 Erken Çocukluk Programı, kentin sosyal belediyecilik anlayışında devrim yaratıyor. Adını, Dünya Sağlık Örgütü tarafından üç yaşındaki sağlıklı bir çocuğun ortalama boyu kabul edilen 95 santimetreden alan program, anne adaylarını ve 0-3 yaş arası çocukları kapsayan çok boyutlu bir destek ağı sunuyor. Dezavantajlı bölgelerden başlayarak tüm İzmir’e yayılması hedeflenen bu sistemde, ev ziyaretlerinden emzirme danışmanlığına, ilk yardımdan oyun gruplarına kadar geniş bir yelpazede ücretsiz hizmet veriliyor.
Ev Ziyaretleri ve Uzman Desteğiyle Güçlü Bağlar
Programın en temel ayağını, gebeliğin yedinci ayından başlayarak bebeğin bir yaşına bastığı döneme kadar süren yoğun ev ziyaretleri oluşturuyor. Doğum öncesi dönemde başlayan bu süreçte, uzman ekipler ailelerle toplam 27 kez bir araya gelerek anne-bebek ilişkisini güçlendiriyor. Klinik psikologlar ve hemşireler eşliğinde yürütülen görüşmelerde, bebeklerin gelişimi takip edilirken ebeveynlerin de ihtiyaç duyduğu psikolojik destek sağlanıyor. Konak, Karabağlar, Buca, Bayraklı, Bornova ve Çiğli gibi pilot bölgelerde aktif olan bu rehberlik süreci, bebeğin ilk yaş gününde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı “ilk mezuniyet belgesi” ile taçlanıyor.
Sağlık Hizmetlerinde Genişleyen Vizyon
Başkan Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na devredilen programın sağlık ayağı ciddi oranda güçlendirildi. Sağlık Eğitimleri Şube Müdürü Banu Erdal’ın belirttiği üzere, projeye ilk yardım, ağız ve diş sağlığı eğitimleri gibi hayati bileşenler eklendi. Özellikle anne sağlığı için kritik olan emzirme danışmanlığı biriminde hemşire sayısının artırılması hedefleniyor. Ev ziyaretleri şu an öncelikli olarak dezavantajlı altı bölgede yoğunlaşsa da emzirme danışmanlığı ve temel mesajlar atölyeleri İzmir’in 30 ilçesinin tamamında vatandaşların erişimine açılmış durumda.
Sosyalleşme ve Eğitim: Temel Mesajlar Atölyeleri
13-36 ay arası dönemdeki çocuklar için düzenlenen oyun grupları, miniklerin akranlarıyla iletişim kurmasını sağlarken bakım verenlerin de sosyalleşmesine imkan tanıyor. İlçelerde düzenlenen “Onunla Okuyun”, “Birlikte Oyun Oynayın” ve “Sevginizi Gösterin” gibi atölyeler, bilimsel temelli ebeveynlik becerilerini günlük hayata entegre ediyor. Katılımcı annelerden Meryem Korkunç’un “Bize bir aile oldular” ifadesi ve Şükran Dağ’ın eğitimlerin kendi ruh sağlıklarına da iyi geldiğini belirtmesi, projenin toplumsal etkisini açıkça ortaya koyuyor.
Başvuru ve Kayıt Süreci
İzmir 95, sadece bir sağlık taraması değil, aynı zamanda toplumun en küçük birimi olan aileye yönelik bir koruyucu kalkan görevi görüyor. Çocukların gelişiminin en hızlı ve kritik olduğu ilk 1000 günü merkeze alan bu kapsamlı programa katılmak isteyen İzmirliler, 153 Hemşehri İletişim Hattı’nı arayarak detaylı bilgi alabiliyor ve başvuru yapabiliyorlar. Belediye, bu projeyle sağlıklı nesiller yetiştirilmesine katkı sunarken, annelerin kendilerini de değerli hissettiği kolektif bir destek mekanizması inşa etmeye devam ediyor.