Savunma sanayimizde önemli bir dönüm noktasına ulaşan KAAN projesinde, ilk uçuşunu gerçekleştiren prototip ve Tam Boy Statik testlerde kullanılacak uçak aynı karede görüntülendi. Bu an, Türkiye’nin mühendislik katkısının ve bağımsız savunma iradesinin somut göstergeleri arasında yer alıyor. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, hangarda yürütülen çalışmaların durdurulmaz hızla sürdüğüne vurgu yaptı.
İki prototipin aynı karede yer alması, tarihi bir an olarak değerlendirilirken, bu kare, projenin ulaştığı teknik aşamanın ve mesafe kat ettiğinin göstergesidir. Görgün, bu başarının binlerce insanın emeğinin sonucu olduğunu belirterek, “Tam Boy Statik testlerinde kullanılacak uçak ve ilk uçuşu yapan prototipimizin yanında, gelecekteki uçuşunu gerçekleştirecek ikinci prototipin de aynı karede yer alması, gurur verici ve motive edici bir gelişmedir” ifadelerini kullandı.
Projenin Gelişimi ve Teknik Özellikler
Haluk Görgün, ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, KAAN’ın sadece bir savaş uçağı değil, aynı zamanda Türkiye’nin mühendislik ve teknolojik kabiliyetlerinin bir göstergesi olduğunu vurguladı. “Projenin temel hedefi, uzun yıllar Türk Hava Kuvvetleri envanterinde görev yapacak özgün ve modern bir muharip uçağı geliştirmektir. Bu uçağın sahip olacağı hız, görünmezlik teknolojisi, elektronik harp sistemleri ve çok amaçlı görev yetenekleri, uluslararası alanda saygın bir konuma ulaşmasını sağlayacak.” dedi.
Düşük görünürlük, entegre silah sistemleri, gelişmiş aviyonik mimari, artan olay farkındalığı ve sensör füzyonu gibi özelliklerle donatılan KAAN’ın, hem hava-hava hem de hava-yer saldırı görevlerinde üstün performans göstereceği öngörülüyor. Projenin geliştirme, test ve üretim aşamalarının eş zamanlı ilerlediğine işaret eden Görgün, 2024’te gerçekleşen ilk uçuşun ardından, geliştirme ve üretim süreçlerinin hız kesmeden devam ettiğini sözlerine ekledi.
Gelişen Kabiliyetler ve İşbirlikleri
Görgün, ayrıca insanlı ve insansız savaş uçaklarının kabiliyet geliştirme çalışmalarının paralel şekilde yürütüldüğüne dikkat çekti. “Statik test prototipimizin tamamlanmasıyla, tasarım, üretim ve doğrulama aşamalarındaki gelişmeleri izliyoruz. Bu, yerli motor gelişimi ve diğer kabiliyet artımlarımızla, KAAN’ın sadece yerli değil, küresel arenada da seçkin bir hava aracı olmasını sağlıyor.” diyerek, projenin Türkiye’nin savunma ve havacılık sektöründeki altyapı, insan kaynağı ve teknolojik birikimi güçlendirdiğinin altını çizdi. Ayrıca, yerli tedarik zincirinin 20 şehirde 300’ü aşkın firma ve 5.000’den fazla çalışanla büyüdüğünü vurguladı.
Görgün, ileriye dönük planlarda, test, kalifikasyon ve üretim çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek, “KAAN’ı, stratejik bir gelişim ve teknoloji hamlesi olarak, yeni kabiliyetlerle donatıp gök vatanımızla buluşturmayı sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu. Son olarak, projenin kalkınma amacıyla tasarlandığını ve altyapı, insan kaynağı ile teknoloji alanında büyük bir katalizör görevi gördüğünü vurguladı.