Kuzey Kore’nin askerî gücü ve donanması, Rusya’nın Ukrayna cephesindeki müttefiklik ilişkileri kapsamında hayati bir rol oynamaya devam ediyor. Uzmanlar, Moskova’nın Pyongyang ile kurduğu yakın bağlar doğrultusunda, Kuzey Kore’nin nükleer denizaltılarla ilgili önemli bilgileri gizlice paylaşma olasılığı üzerine ciddi kaygılar dile getiriyor. Bu anlaşmazlık, Rusya’nın yeni denizaltı teknolojileriyle uğraşan ve kıymetli askeri sırlar olarak kabul edilen bilgeleri paylaşması halinde, ciddi bir bilgi transferi söz konusu olabilecek duruma işaret ediyor.Roberts, Exeter Üniversitesi Kamuoyunun Savunma ve Güvenlik Konuları Merkezi’nde yaptığı değerlendirmede, “askeri bilgeliğin en değerli ve gizli hazine niteliğindeki parçaları” olarak nitelendirilen denizaltı operasyonlarıyla ilgili detayların paylaşımını geçmişte çok sınırlı bir grup ile sınırladıklarını hatırlattı. Artık ise, Kuzey Kore hükümeti ve İran gibi ülkelerin, kitlesel insansız hava araçları üretimi veya Ukrayna cephesinde mühendislik desteği gibi temel teknolojilerin karşılığında, denizaltı uzmanlıklarının sızdırılması olasılıklarının artmakta olduğunu belirtti.
Bu gelişmeler, iki ülke arasındaki askeri ilişkilerde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor ve aynı zamanda Moskova’nın politik çevreleri arasında çaresizlik ve kayıtsızlık mesajını güçlendiriyor. Roberts, “Eskiden, nükleer denizaltı operasyon bilgileri sadece birkaç seçkin askeri yetkiliyle sınırlı tutulurdu. Bunlar, askeri sırların en kıymetli mücevherleri gibiydi,” diyerek, bu bilgilerin paylaşımının ciddi bir sınırını çizmişti. 25 Aralık 2025’te Kuzey Kore resmi medyası, Kim Jong Un’un Sinpo tersanesinde “8.700 tonluk nükleer enerjiyle çalışan stratejik güdümlü füze denizaltısını” denetlediği görüntüleri yayımladı. Analistler, bu geminin montaj aşamasını tamamladığını ve önümüzdeki aylarda denemelere hazır olabileceğine inanıyorlar. Güney Kore istihbaratı ise, detaylı analizlerle, reaktör ve soğutma sistemlerinin yeni denizaltının gövdesine entegre edilebildiğini ve deniz testlerinin yakın olduğunu tahmin ediyor.
Nükleer Denizaltı Gelişmeleri ve Güney Kore Analizleri
Andan California’daki James Martin Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Merkezi’nde araştırmalar yapan John Ford, Kuzey Kore’nin bu alanda nükleer caydırıcılık için önemli bir adım atmak istediğini vurguluyor. Ford’a göre, Kuzey Kore’nin geliştirdiği nükleer denizaltı hedefi, yalnızca savunma değil, savaş sonrası yineleme kapasitesini de güçlendirmeye yönelik. Bu girişim, analistlerin “ani üçlü” adını verdikleri, karadan, havadan ve denizden nükleer silah fırlatma yeteneğini tamamlayan sistemlerin kurulması anlamına geliyor. Uzmanlar, Kuzey Kore’nin karmaşık nükleer teknolojilere ulaşmayı düşündüğünü ve bu alandaki gelişmelerin, Sovyetler Birliği ve ABD’nin yıllarca süren çalışmalarını hatırlattığını belirtiyorlar.
Kim Jong Un’un 2021’den bu yana yoğunlaştırdığı çalışmalar, denizaltı reaktörleri ve yeniden giriş araçlarındaki gelişmeler, uzmanlar tarafından büyük güncellemeler olarak kabul ediliyor. Ford, “Kuzey Kore’nin denizaltı üzerine odaklanması, teknoloji açısından pek çok zorluğu ve riski beraberinde getiriyor. Deniz altındaki operasyon yeteneği, şu ana kadar geliştirilmemiş ve büyük bir zorluk” diye ekliyor. Bu noktada, Rusya’nın geçmişteki denizaltı tecrübesi ve uzmanlığı, Kuzey Kore’nin bu alandaki hedeflerine ulaşmasında önemli bir destek olarak görülüyor. Ancak, uzmanlar, devlet içi gizlilik ve bilgi paylaşımında katı sınırların olduğunu ve bu bilgilerin sızdırılmasının ciddi güvenlik riskleri taşıdığını vurguluyorlar.
Uluslararası Güvenlik ve Siber Politika Endişeleri
Rusya’nın Kuzey Kore’ye yaptığı askeri ve teknolojik transferler, sadece askeri sıcak ilişkilerin ötesine geçerek, uluslararası alanda büyük endişeleri de beraberinde getiriyor. Güney Kore istihbaratı, Rusya’nın Kuzey Kore’ye eski denizaltı tahrik modülleri sağladığını ve hatta bunların kullanıma hazır olabilecek şekilde yedeklenmiş olabileceğini bildirdi. Ancak, John Ford, Rusya’nın bu transferlerin en kritik ve hassas unsurlarını paylaşma konusundaki endişelerinin sürdüğünü vurguluyor. “Nükleer silah tasarımlarını paylaşmak neredeyse imkansız, çünkü bu oldukça karmaşık ve uzun vadeli bir süreç” diyerek, ekonomik ve teknik altyapı eksikliklerine dikkat çekiyor.
Rusya’nın bilgisi ve tecrübesini Kuzey Kore’ye aktarıp aktarmadığı konusunda şüpheler devam ediyor. Ford, “Kural olarak, en değerli askeri bilgiler devletler arasında paylaşılmaz; çünkü bu, ciddi bir güvenlik açığı oluşturur” diyerek, Moskova’nın, bilgi sızması ve casusluk endişelerine rağmen, elindeki bilgileri dikkatlice koruma çabası içinde olduğunu belirtiyor. Ayrıca, bilgi transferinde kullanılan altyapı, insan kaynakları ve teknolojilerin takip edilmesi, yine Sovyetler Birliği ve ABD’nin Soğuk Savaş döneminde yaşadığı uzun tecrübe ve zorlukları hatırlatıyor.