Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağı projesi KAAN, sadece gökyüzüyle buluşmakla kalmıyor; yerli mühendislik imkânlarıyla geliştirilen en gelişmiş mühimmat sistemleriyle donatılıyor. TÜBİTAK’ın 2025 yılı faaliyet raporuna göre, KAAN Millî Mühimmat Entegrasyonu Projesi kapsamında kritik bir aşamaya geçildi. Proje ile Türkiye’nin hava hakimiyetini perçinleyecek olan GÖKDOĞAN, BOZDOĞAN ve GÖKHAN hava-hava füzeleri ile SOM-J seyir füzesinin uçağın dâhili istasyonlarına entegrasyon çalışmaları titizlikle yürütülüyor.
Dâhili ve Harici İstasyonlarda Tam Hakimiyet
KAAN’ın radar görünmezliğini (stealth) korumak amacıyla tasarlanan dâhili silah yuvaları, yerli füzelerle tam uyumlu hale getiriliyor. Bu kapsamda yüksek hassasiyetli SOM-J seyir füzesi uçağın gövde içinde taşınabilirken; HGK, KGK mühimmatları ve SOM seyir füzelerinin dış istasyonlara entegrasyonu için de mühendislik faaliyetleri sürüyor. Bu mühimmat çeşitliliği, KAAN’a hem hava-hava hem de hava-yer görevlerinde üstün bir operasyonel esneklik kazandırıyor.
Mühendislik Gücünün ve Bağımsızlığın Simgesi
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, hangarda yürüttüğü denetlemelerde KAAN’ın Türkiye’nin tam bağımsızlık iradesini simgelediğini vurguladı. Statik test uçakları ile uçuş prototiplerinin bir arada bulunmasının projenin teknik olgunluğunu ispatladığını belirten Görgün, binlerce insanın emeğinin bu tarihi tabloda somutlaştığını ifade etti.
5. Nesil Kabiliyetlerle Dünyanın Seçkin Üyesi
KAAN, ulaşacağı hızdan düşük görünürlük teknolojisine, gelişmiş aviyonik mimariden sensör füzyonuna kadar dünyanın en seçkin muharip uçakları arasında yer almayı hedefliyor. Artırılmış durumsal farkındalık ve elektronik harp yetenekleriyle donatılan platform, Türk Hava Kuvvetleri envanterinde uzun yıllar stratejik bir güç çarpanı olarak görev yapacak. Bu yerli entegrasyon hamlesi, Türkiye’nin savunma teknolojilerinde ulaştığı noktayı küresel ölçekte bir kez daha tescilliyor.