İstanbul Aydın Üniversitesi, küresel jeopolitiğin en kritik başlıklarından birine ev sahipliği yaptı. Yeni Dünya Araştırmaları Merkezi (YDAM) tarafından düzenlenen “Yeniden İpek Yolu: Türkiye-Çin İlişkilerinde Yeni Dönem” panelinde, iki ülkenin 55 yıllık diplomatik serüveni ve geleceğe dair stratejik vizyonları masaya yatırıldı. Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Shang Jian’ın onur konuğu olduğu panelde; ulaştırma, enerji ve savunma sanayii gibi alanlarda derinleşen iş birliğinin altı çizildi.
Diplomaside 55 Yıl: 1 Milyon Dolardan 50 Milyar Dolara
Panelin açılış konuşmasını yapan Shang Jian, 2026 yılının iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yıl dönümü olması sebebiyle tarihi bir önem taşıdığını belirtti. Jian, ilişkilerin başlangıcında sembolik düzeyde olan ticaret hacminin bugün 50 milyar dolara dayandığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye ve Çin, Küresel Güney’in yükselen aktörleri olarak çok taraflılık temelinde ortak bir geleceğe yürüyor. Ankara’nın ‘Tek Çin’ ilkesine bağlılığı, bu stratejik güvenin en önemli sütunudur.”
Trump’ın Çin Ziyareti ve Küresel İstikrar
Jian, konuşmasında küresel dengelere de değinerek, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz hafta Pekin’e gerçekleştirdiği resmi ziyareti hatırlattı. Xi Jinping ile Trump arasındaki görüşmenin “stratejik istikrara dayalı yapıcı ilişki” vizyonuyla sonuçlanmasının, Türkiye gibi bölgesel güçler için de öngörülebilir bir ticaret ortamı yaratacağını ifade etti.
Türkiye: Avrasya’nın Lojistik ve Enerji Kalbi
YDAM Dış İlişkiler Koordinatörü Emekli Büyükelçi Ersin Erçin, Çin’in Türkiye’ye bakışındaki paradigmanın değiştiğini savundu. Erçin, Pekin yönetiminin artık Türkiye’yi sadece bir pazar değil; Orta Koridor’un en kritik aktörü, Avrupa’ya açılan üretim kapısı ve stratejik bir enerji geçiş merkezi olarak konumlandırdığını belirtti. Erçin, Xi Jinping döneminde Çin’in “gücünü gizleme” politikasını terk ederek daha özgüvenli bir küresel güç politikası izlediğine dikkat çekti.
Kalkınma Modellerinin Uyumu: “Türkiye Yüzyılı” ve Çin’in 15. Planı
Panelde, 2026 yılının Çin’in 15. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın başlangıcı olduğu hatırlatılarak, bu sürecin Türkiye’nin “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla eşgüdümlü ilerlemesi gerektiği vurgulandı. YDAM Direktörü Prof. Dr. Hasan Ünal, Türkiye’nin özellikle planlı ekonomi ve devlet yönetimi konusunda Çin modelinden dersler çıkarabileceğini, bu yaklaşımın köklerinin aslında Atatürk dönemi Türkiyesi’nde bulunduğunu ifade etti.
Çok Kutuplu Dünya ve Bağımsız Dış Politika
Emekli Amiral Türker Ertürk ve YDAM Genel Koordinatörü Mehmet Ali Güller, dünyanın tek kutuplu sistemden çok kutuplu bir düzene evrildiği konusunda birleşti.
Ertürk, “Evrenin tek kuralı değişimdir; Asya’nın yükselişine ayak uyduramayanlar geride kalacaktır” diyerek Türkiye’nin akademik ve stratejik birimlerinin bu dönüşüme hazır olması gerektiğini belirtti.
Güller ise Türkiye’nin sadece bir tüketici değil, üretim odaklı bir ekonomiyle Asya’nın bir parçası olması gerektiğini savundu. Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformların, Türkiye’nin Batı ile olan ilişkilerinde elini güçlendirecek stratejik birer alternatif olduğu ifade edildi.
Panelde Türkiye-Çin ilişkilerinin sadece ticari bir alışveriş değil, yeni dünya düzeninde stratejik bir zorunluluk olduğu mesajı verildi. 5G, biyomedikal ve yeni enerji gibi alanlarda atılacak adımların, iki ülkeyi küresel rekabette ön sıralara taşıyacağı öngörülüyor.