Türkiye’nin en değerli tarihçi ve yazarlarından Prof. Dr. İlber Ortaylı, 78 yaşında hayata gözlerini yumdu. Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle Koç Üniversitesi Hastanesi’nde yoğun bakım ünitesinde tedavi altında olan Ortaylı, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vefat haberi, gazeteci İzzet Çapa tarafından kamuoyuna duyuruldu. Ortaylı’nın durumu 12 Mart Perşembe günü ağırlaşarak entübe edilmişti.
Akademi ve Kültür Dünyasında Bir Ekol
1947 yılında Avusturya’nın Bregenz şehrinde dünyaya gelen İlber Ortaylı, çocuk yaşta ailesiyle Türkiye’ye yerleşti. Akademik temellerini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde atan Ortaylı, ardından Viyana Üniversitesi’nde Slav ve Doğu Avrupa dilleri üzerine derinleşti. 1974 yılında “Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler” konulu teziyle doktorasını tamamlayan Ortaylı, 1979’da doçent, 1989’da ise profesör unvanını aldı.
Topkapı Sarayı’ndan Hafızalara Kazınan Miras
Akademik kariyeri boyunca Galatasaray ve Bilkent gibi Türkiye’nin en köklü üniversitelerinde binlerce öğrenci yetiştiren İlber Ortaylı, sadece kitaplarıyla değil, hitabetiyle de tarih bilincinin toplumsallaşmasına büyük katkı sundu. 2005-2012 yılları arasında Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü olarak görev yaparak kültürel mirasın korunmasına öncülük etti. 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na danışmanlık yaparak devlet nezdindeki hizmetlerini sürdürdü.
Televizyon programları ve dijital platformlardaki paylaşımlarıyla tarih bilgisini geniş kitlelerle buluşturan Ortaylı, kendine has üslubuyla toplumun her kesiminde derin bir sevgi ve saygı uyandırmıştı. Fatih Altaylı’nın da köşe yazısında belirttiği gibi, O, sadece bir tarihçi değil, hepimizin “çok sevdiği” bir hocasıydı. Tarih bilimini sadece geçmişin bir kaydı değil, bugünü anlamlandırmanın bir aracı haline getiren Prof. Dr. İlber Ortaylı, ardında silinmez bir entelektüel miras bırakarak aramızdan ayrıldı. Başımız sağ olsun.