Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, Hollanda’ya yönelik bir yabancı askeri satış (FMS) paketi çerçevesinde AGM-114R2 Hellfire füzeleri ve bağlantılı unsurların tedarikine onay verdi. Savunma Güvenliği İşbirliği Ajansı (DSCA) tarafından Kongreye sunulan sertifika 22 Nisan 2026 tarihinde düzenlendi ve paketin tahmini maliyeti 200 milyon dolar olarak bildirildi.
Bu onay kapsamında öngörülen teslimat ve destek kalemleri, eğitim, teknik dokümantasyon, test ekipmanları, ABD devlet ve yüklenici mühendislik ile lojistik destek hizmetlerini kapsıyor. DSCA raporunda belirtilen tutar maksimum tahmini maliyettir; nihai sözleşme bedelleri genellikle bu rakamların altında gerçekleşebilmektedir.
Satış İçeriği ve Muhtemel Sözleşme
Teklif edilen pakete göre Hollanda’ya sağlanması planlanan ana kalemlerden biri 530 adet AGM-114R2 Hellfire füzesidir. Ayrıca eğitim faaliyetleri, yedek parçalar, test ve destek ekipmanları ile lojistik ve program yönetimi hizmetleri de satışın parçası olacak. Bu onay sürecinin ardından Hollanda’nın, tedarik için Lockheed Martin gibi üreticilerle kontrat imzalama olasılığı bulunmaktadır.
AGM-114R2 Hellfire: Özellikler ve Kullanım
AGM-114 Hellfire ailesi, zırh delici görevler için tasarlanmış, genellikle helikopterlerden veya çeşitli hava platformlarından kullanılan bir hava-kara füze serisidir. AGM-114R2 sürümü; yaklaşık 1,80 metre uzunluğunda, yaklaşık 49 kilogram ağırlığında olup 8 kilometreye varan menzile sahiptir. Füze, yarı aktif lazer güdümlü bir hedefleme sistemi barındırır ve savaş başlığı çok amaçlı yapısıyla ikincil hasarı azaltacak biçimde tasarlanmıştır.
Hellfire serisi zaman içinde farklı hedef türlerine karşı kullanım kabiliyeti artırılarak, insansız hava araçları (İHA/SİHA) platformlarıyla da entegre edilebilecek hâle gelmiştir. Bu nedenle AGM-114 serisi, MQ-1 Predator ve MQ-9 Reaper gibi SİHA’lar tarafından da kullanılmaktadır.
Gelişim ve Operasyonel Etki
2012 sonlarında hizmete giren AGM-114R (“Romeo”) varyantı, yarı aktif lazer güdümü ve K-yüklü çok amaçlı savaş başlığı ile önceki modellerin görevlerini tek bir tip altında birleştirmeyi amaçlamıştır. Bu gelişme, önceki AGM-114K, M, N ve P gibi farklı çeşitlerin gerektirdiği durumların daha esnek ve etkin şekilde yönetilmesine imkân tanımıştır. Sonuç olarak, operasyonel kullanım alanları genişlemiş ve hedef çeşitliliğine karşı daha yüksek hassasiyet sağlanmıştır.