Denizli’nin arkeolojik hazinesi Laodikeia Antik Kenti, tarih meraklılarını heyecanlandıran yeni bir keşfe ev sahipliği yapıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, antik kentteki Batı Tiyatrosu sahne binasında yürütülen titiz kazı ve restorasyon çalışmaları sırasında, yaklaşık 2 metre uzunluğunda, beyaz mermerden yapılmış büyüleyici bir Athena heykelinin bulunduğunu duyurdu. “Geleceğe Miras” projesi kapsamında gün yüzüne çıkarılan bu eser, kentin sanatsal zenginliğini bir kez daha kanıtlıyor.
Molozlar Arasından Yükselen Zarafet
Heykel, “postskene” olarak bilinen sahne binasının dış duvarındaki moloz dolgu içerisinde yüzüstü şekilde bırakılmış halde bulundu. Henüz baş kısmı tespit edilememiş olsa da gövdedeki yüksek sanatsal işçilik, arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Beyaz mermerin zarafetiyle işlenen figür, antik dönem sanatçılarının estetik anlayışını kusursuz bir şekilde yansıtıyor.
Sahne Binasında Homeros Destanları
M.Ö. 2. yüzyıla tarihlenen Batı Tiyatrosu, sadece bir gösteri alanı değil, aynı zamanda kültürel bir anlatım merkeziydi. Üç katlı mimari düzeni ve her katında bulunan 16 sütunuyla devasa bir yapı olan sahne binası, Homeros destanlarını anlatan heykellerle donatılmıştı. Odysseus’un maceralarını, dev Polyphemos’un mağarasını ve deniz canavarı Skylla’yı betimleyen heykel grupları, bu yapının antik dönemde bir görsel kütüphane görevi gördüğünü kanıtlıyor. Yeni bulunan Athena heykeli de bu zengin programın en kıymetli parçalarından biri olarak kabul ediliyor.
Ünik Tipoloji ve Augustus Dönemi Üslubu
Heykelin teknik detayları, eserin yüksek niteliğini gözler önüne seriyor. Yuvarlak bir kaide üzerinde ayakta betimlenen Athena; ince dokumalı kolsuz bir peplos, boynunda pelerin (hylamis) ve göğsünde Medusa başı ile yılanların bulunduğu koruyucu zırhı (aegis) ile dikkat çekiyor. Uzmanlar, heykelin sanatsal stilinin İmparator Augustus Dönemi’nin (MÖ 27 – MS 14) klasik üslubunu yansıttığını belirtiyor.
Özellikle antik dönemde dünyanın önemli dokuma merkezlerinden biri olan Laodikeia’da, Athena’nın savaşçı kimliğinden ziyade “dokuma tanrıçası” yönünün ön plana çıkması dikkat çekicidir. Yazıtlar, kentte tanrıça adına festivaller düzenlendiğini belgelerken, bulunan bu ünik heykel tipolojisi Laodikeia’nın yerel kültürüyle sanatın nasıl harmanlandığını gösteriyor. 2026 yılı başından bu yana kesintisiz süren restorasyon çalışmalarıyla, bu eşsiz mirasın tüm ihtişamıyla korunarak gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.