Geniş çaplı görev yelpazesine sahip çok rollü savaş uçakları, günümüz çatışmalarında orduların bel kemiğini oluşturmaya devam ediyor. Bu sınıfın öne çıkan örneklerinden biri olan Su-35S, son zamanlarda Rusya’nın Ukrayna operasyonlarında belirgin bir rol üstlenmiş durumda. Devlet kaynaklı haberler, bu uçağın Rus envanterindeki etki alanını genişletme yönündeki eğilimin güçlendiğini gösteriyor.
UAC’nin açıklamaları, Su-35S’in Hava-Uzay Kuvvetleri’ne teslim edilen yeni uçaklarla birlikte hava üstünlüğü sağlama ve uzun menzilli taarruz görevlerini destekleme kapasitesini artırdığını işaret ediyor. Teslimatların sayısı kamuya açık biçimde paylaşılmıyor; bu da operasyonel gizlilik gerekliliğini akla getiriyor. Bu uçak, çok amaçlı ağır sınıfta yer alması nedeniyle tek bir görevle sınırlı kalmaması için tasarlanmış; hava hedeflerinde hakimiyet kurarken kara hedeflerine de uzun menzillerden etkili vurular gerçekleştirebiliyor.
Dış kaynaklar, Su-35S’in uzun menzil hava hedeflerini önleme, taarruz gruplarına eskort sağlaması, insansız hava araçlarını imha etmesi, kara ve deniz hedeflerine hassas saldırılar yöneltmesi ve cephe hattının derinliklerinde keşif yapması gibi çok çeşitli görevlerde değerlidir. İki adet 117S turbofan motoru ile güçlenen uçak, yaklaşık 14.500 kilogram itki üretimiyle Mach 2.25’e kadar çıkabilen sürat kapasitesine sahip. Yakıt ikmali yapmadan yaklaşık 3.600 kilometrelik bir menzil sunan Su-35S, 18.000 metre irtifaya kadar çıkabiliyor ve toplam 12 harici istasyonda 8.000 kilogram civarında mühimmat taşıyabiliyor. Bu donanım, onu hava-hava ve hava-yer görevlerinde oldukça esnek bir platform haline getiriyor.
Ukrayna’da karşılaşılan zorluklar ise uçakların teknik üstünlüğünün tek başına savaşın seyrini değiştirmeyebileceğini gösteriyor. Gözlemler, Rusya’nın Ukrayna üzerinde tam bir hava üstünlüğü kuramadığını ortaya koyuyor. En az sekiz Su-35S’in düşürüldüğü iddia edilirken, bunlardan birinin AIM-120 AMRAAM füzesiyle Ukrayna birliklerinin etkili ateşi sonucunda kaybedildiği öne sürülüyor. Bu durum, gelişmiş platformların bile modern hava savunma sistemleri ve hava savunma unsurları karşısında dikkatli olunması gereken risklerle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Bu gelişmeler ışığında, yeni Su-35S teslimatlarının Rusya’nın hava gücünü nicelik olarak artırmasına olanak tanırken, sahadaki dengeleri tek başına değiştiremeyeceği değerlendiriliyor. Yine de uçakların uzun menzili, yüksek hızlı performansı ve çok yönlü görev kapasitesi, Rusya’nın gelecek dönemde hava operasyonlarında önemli bir rol oynamaya devam edeceğini işaret ediyor.