Avrupa genelinde jet yakıtı tedarikinde belirsizlik sürüyor; kriz süresine dair net bir öngörü bulunmuyor. AB Komisyonu Sözcüsü Anna-Kaisa Itkonen, mevcut durumu değerlendirirken, her türlü senaryoya hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı ve veri akışındaki eksikliklerin krizin boyutunu görünmez kıldığını belirtti.
Mevcut arz sıkıntısının temelinde Orta Doğu’daki gerilimler ve Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat aksaklıkları yer alıyor. Bu gelişmeler enerji piyasalarında baskı yaratırken, jet yakıtı fiyatları geçen yıla kıyasla ciddi artış gösterdi: ton başına ortalama 1.500 doların üzerine çıkarak zirvede 1.800 doları aştı.
Avrupa rafinerileri ve arz kaynakları
AB içindeki rafineriler normal koşullarda jet yakıtı talebinin yaklaşık %70’ini karşılayabiliyor. Ancak geri kalan ihtiyacın büyük kısmı Orta Doğu ve Körfez’den gelen ithalata dayandığından, bölgedeki jeopolitik riskler Avrupa tedarik güvenliğini doğrudan etkiliyor. Ayrıca rafineri ve stok verilerindeki şeffaflık eksikliği, piyasa oyuncularının doğru karar almasını güçleştiriyor.
Havacılık sektöründeki etkiler
Artan yakıt maliyetleri havayolu şirketleri üzerinde somut baskılar oluşturdu. Hollanda merkezli KLM, yüksek yakıt giderleri nedeniyle Avrupa iç hatlarda 160 uçuşun iptal edileceğini duyurdu. Alman Lufthansa ise CityLine iştiraki için faaliyetleri durdurma ve yaklaşık 20.000 kısa mesafeli uçuşu iptal etme kararı aldı. Düşük maliyetli taşıyıcılar ve turizm şirketleri de yıl sonu beklentilerini aşağı çekti.
Türkiye’nin durumu ve kapasitesi
Türkiye, bu küresel tabloda farklı bir profil çiziyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ülkenin jet yakıtı açısından net ihracatçı olduğunu ve şu anda yerli ölçekte bir arz sorunu bulunmadığını ifade etti. Bu durumun arkasında Tüpraş’ın İzmit, İzmir ve Kırıkkale rafinerileri ile SOCAR Türkiye’nin STAR Rafinerisi gibi tesislerin üretim kapasitesi yatıyor.
| Rafineri / Kurum | Katkı / Açıklama |
|---|---|
| Tüpraş (İzmit, İzmir, Kırıkkale) | Üretimin büyük bölümünü karşılıyor |
| STAR Rafinerisi (SOCAR) | Ek yıllık arz taahhüdü: 700.000 ton |
| Uzun vadeli anlaşmalar | İstanbul Havalimanı: Tüpraş ile 5 yıl için yıllık 1,8 milyon ton |
EPDK verilerine göre Türkiye, 2023’te yaklaşık 5,3 milyon ton jet yakıtı ihraç ederek küresel pazarda dikkat çekti. Ayrıca yapılan uzun vadeli tedarik anlaşmalarıyla, sadece İstanbul Havalimanı için yerli tedarikin yıllık ~2,5 milyon tonun üzerine çıkarılması hedeflendi.
Riskler ve bağımlılıklar
Tüm bunlara rağmen Türkiye tamamen izole değil; küresel ham madde fiyatları ve diğer bölgelerdeki tedarik aksamaları Türk havayollarını da etkiliyor. Rafineri maliyetlerindeki artış, havayolu şirketlerini kapasite kesintilerine ve uçuş iptallerine zorlayabiliyor. Bu nedenle yerli üretim avantajı bir tampon sağlasa da, uluslararası piyasa dalgalanmalarına karşı hassasiyet devam ediyor.