Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük banliyö demiryolu sistemi olan Long Island Rail Road (LIRR), son otuz yılın en büyük iş gücü krizlerinden biriyle karşı karşıya. Yaklaşık 300.000 günlük yolcuyu doğrudan etkileyecek olan grev tehdidi, her geçen saat daha acil bir hal alıyor. Demiryolu çalışanları 32 yıl aradan sonra ilk kez iş bırakma eylemi gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Grev için kritik eşik olan 16 Mayıs tarihi yaklaşırken, New York ulaşım ağının felç olması işten bile değil.
MTA’nın Acil Durum Senaryoları ve Alternatif Güzergahlar
Metropolitan Ulaşım Otoritesi (MTA), olası bir grev durumunda kaosu engellemek adına kapsamlı bir acil durum planı hazırladı. Ancak yetkililer, sunulan alternatiflerin her yolcu için sürdürülebilir olmayabileceği konusunda dürüst davranıyor. Mevcut plan çerçevesinde; Hempstead, Hicksville ve Mineola gibi kilit noktalardan yolcuları “A” metro hattına taşıyacak ring otobüsleri devreye alınacak. Huntington ve Ronkonkoma güzergahındaki yolcular ise “F” metro hattına yönlendirilecek.
Yolcu hakları savunucuları ise mevcut planın yetersiz kalabileceği uyarısında bulunuyor. Babylon bölgesinde “Park Et ve Bin” hizmetinin başlatılması ve Long Island’ın güney kıyısındaki yerleşim birimlerine daha geniş erişim sağlanması yönündeki talepler MTA’ya iletilmiş durumda. Ajans, bu önerileri değerlendirdiğini belirtse de yolculara en net tavsiyesini verdi: “Mümkünse evden çalışın.”
Müzakerelerdeki Çıkmaz: %3 mü, %5 mi?
Krizin temelinde, MTA ile demiryolu mühendislerini temsil eden beş sendika arasındaki ücret anlaşmazlığı yatıyor. Sendikalar, yaşam maliyetlerini gerekçe göstererek sözleşmenin dördüncü yılında %5 oranında bir zam talep ediyor. Buna karşılık MTA yönetimi, üç yıllık bir dönem için %3’lük bir artış teklif etti.
Geçtiğimiz Cumartesi günü Massapequa’da düzenlenen mitingde sendika üyeleri kararlılıklarını yineledi. MTA Başkanı Janno Liber, tarafların birbirine yaklaştığını iddia etse de sendika sözcüleri “anlaşmaya yakın olmadıklarını” belirterek bu iyimser tabloyu reddediyor.
Yolcuların Endişesi ve Siyasi Müdahale
Vali Kathy Hochul’un devreye girmesiyle müzakereler Pazartesi günü yeniden hız kazandı. Ancak belirsizlik, her gün tren kullanmak zorunda olan Thomas Kear gibi binlerce vatandaşı endişelendiriyor. Kear, “Zaten bilet ücretlerini artıracaklar, o halde çalışanlara hak ettikleri ücreti verin ve bizi yollarda perişan etmeyin,” diyerek her iki tarafa da uzlaşma çağrısında bulunuyor. Eğer 16 Mayıs tarihine kadar bir anlaşma sağlanamazsa, New York’un banliyö ulaşımı 1990’lardan bu yana ilk kez tamamen durma noktasına gelecek.