Hazırlanan taslağa göre takviye edici gıda ürünleri için yeni bir denetim sistemi kurulacak. Düzenlemenin merkezinde ise “Takviye Edici Gıda Değerlendirme ve Belirleme Komisyonu” yer alıyor. Kurulacak bu komisyonun temel görevi, piyasada bulunan ürünlerin içeriklerini ve etken maddelerini inceleyerek hangi ürünün hangi kurumun denetim alanına gireceğini belirlemek olacak. Böylece takviye edici gıdalarla ilaçlar arasındaki sınırın daha net çizilecek.
Özellikle tablet, kapsül ve benzeri formlarda satılan ürünlerin yeni düzenlemede ayrı bir önem taşıdığı görülüyor. Çünkü bu ürünler uzun süredir kamuoyunda “ilaç gibi pazarlanıp gıda takviyesi olarak satıldığı” yönünde eleştirilerin odağında bulunuyordu. Taslak düzenleme ile birlikte bu kategorideki ürünlerin daha sıkı bir inceleme sürecine tabi tutulması planlanıyor. Sağlık Bakanlığı’nın yetki alanına giren ürünlerde, denetim ve yaptırım süreçlerinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun daha aktif rol üstleneceği belirtiliyor.
Yeni dönemde yalnızca ürün içerikleri değil, üretimden satışa kadar uzanan tüm süreçler daha kapsamlı şekilde denetlenecek. Taslak metne göre ithalat, üretim, dağıtım, reklam ve tanıtım faaliyetleri de daha yakın takibe alınacak. Özellikle tüketiciyi yanıltabilecek sağlık vaatleri ve bilimsel dayanağı tartışmalı tanıtımlar konusunda daha sert uygulamaların devreye sokulması bekleniyor. Son yıllarda sosyal medya üzerinden yapılan agresif pazarlama faaliyetlerinin artması, bu konudaki denetim ihtiyacını daha görünür hâle getirmişti.
Düzenlemenin en dikkat çeken maddelerinden biri ise hâlihazırda piyasada bulunan ürünleri kapsayan geçiş süreci oldu. Taslağa göre mevcut tüm takviye edici gıda ürünleri, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra 6 ay içinde yeni komisyona yeniden başvuru yapmak zorunda kalacak. Belirlenen süre içerisinde başvuru yapmayan ürünlerin mevcut onayları geçersiz sayılacak. Bu durum, sektörde faaliyet gösteren çok sayıda üretici ve ithalatçı için yeniden değerlendirme sürecinin başlayacağı anlamına geliyor.