İzmir Büyükşehir Belediyesi, kenti deniz kaynaklı afetlere karşı dirençli hale getirmek amacıyla kapsamlı bir seferberlik başlattı. 30 Ekim 2020’de Seferihisar açıklarında meydana gelen deprem ve sonrasında yaşanan tsunami felaketinden dersler çıkaran yerel yönetim, bilimsel veriler ve 30 bin farklı senaryoya dayalı analizlerle risk haritalarını güncelledi. UNESCO destekli CoastWAVE 2.0 projesi kapsamında pilot bölge seçilen Seferihisar’da, tahliye rotalarından bilgilendirme panolarına kadar tüm hazırlıklar tamamlandı. Hedef, Haziran ayında uluslararası geçerliliği olan “Tsunamiye Hazır Kent” sertifikasını alarak Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmek.
Bilimsel Verilerle Risk Yönetimi
ODTÜ, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen “İzmir Depremsellik ve Tsunami Araştırması”, kentin 600 kilometrelik kıyı şeridini mercek altına aldı. 30 bin senaryonun simüle edildiği çalışma sonucunda oluşturulan “Olasılıksal Tsunami Baskın Haritaları”, olası bir afette hangi bölgelerin ne ölçüde etkileneceğini somut verilerle ortaya koydu. Bu haritalar, kentsel planlama ve acil durum müdahaleleri için temel rehber niteliği taşıyor.
Uluslararası Standartlarda Hazırlık
İzmir Valiliği, AFAD ve Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi gibi kurumların paydaşlığında yürütülen süreçte, Seferihisar dünya genelinde sadece 7 ülkede uygulanan CoastWAVE 2.0 projesine dahil edildi. İlçe, UNESCO’nun belirlediği 12 temel kriteri yerine getirerek adaylık sürecini başlattı. Akarca, Sığacık ve Ürkmez bölgelerinde tsunami tahliye rotaları belirlenirken; Trafik Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından yerleştirilen yönlendirme tabelalarıyla vatandaşların güvenli alanlara erişimi kolaylaştırıldı.
Akademik Uyarı: Sığacık Kritik Noktada
Proje Koordinatörü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Sığacık’ın coğrafi konumu ve fay zonlarına yakınlığı nedeniyle tsunami riskine en açık bölgelerden biri olduğuna dikkat çekti. 2020 yılındaki acı deneyimin riskin somutluğunu kanıtladığını belirten Özel, erken uyarı sistemleri ve siren altyapısının kurulmasıyla güvenlik ağının tamamlanacağını ifade etti. Özellikle yaz aylarında nüfusun artması, bu önlemlerin hayatiyetini daha da artırıyor.
Hayat Kurtaran İşaret: Deniz Çekilmesi
Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner ise vatandaşların afet bilincine sahip olmasının önemine vurgu yaptı. Deprem sonrası denizde görülen ani çekilmenin tsunaminin en büyük habercisi olduğunu hatırlatan Yalçıner, dere yataklarının dalga etkisini artırdığını ve yerleştirilen panoların bu kritik noktalarda hayat kurtarıcı rol üstleneceğini belirtti.
Büyük Tatbikat ve Sertifika Hedefi
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Seferihisar’da elde edilecek bu tecrübeyi tüm kıyı ilçelerine yaymayı planlıyor. Mayıs ayı sonunda gerçekleştirilecek geniş katılımlı tsunami tahliye tatbikatı, sürecin en kritik sınavı olacak. 16 Haziran 2026 tarihinde ise UNESCO-IOC tarafından verilecek tescil belgesiyle Seferihisar, dünyanın güvenli kentleri arasındaki yerini resmen alacak.