Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, son dönemde gündeme gelen hantavirüs vakalarına ilişkin yaptığı açıklamada, bu virüs ailesinin uzun yıllardır bilindiğini ve çok sayıda türe sahip olduğunu belirtti. Hantavirüslerin esas taşıyıcısının kemirgenler olduğunu vurgulayan Azap, insanlarda hastalık yapan tür sayısının yaklaşık yirmi civarında olduğunu söyledi.
Azap, hantavirüsün ilk kez Kore Savaşı sırasında tespit edildiğini ve o dönemde Türk askerleri arasında da vakalar ve ölüm bildirildiğini anlattı. Virüsün bulaşmasının en sık kemirgenlerin idrarı veya salgılarıyla kontamine olmuş tozların solunması yoluyla gerçekleştiğini; ayrıca kontamine gıdaların yenmesi, kemirgen ısırıkları veya dışkı ve idrarın açık yara ile temas etmesiyle de bulaşabileceğini aktardı.
Gemideki vakalar ve bulaşma dinamikleri
Azap, dünya genelinde insandan insana bulaşmanın hantavirüslerde çok nadir görüldüğünü belirterek, insan kaynaklı yayılımın yalnızca birkaç türde şüpheli olarak bildirildiğini ifade etti. Bu nedenle vakaların genellikle kemirgenlerin kirletmiş olduğu ortak bir kaynaktan yayıldığı değerlendirmesi öne çıkıyor. Seyahat gemisinde bildirilen olgularda tespit edilen tipin Andes olduğunu ve bu tipin Güney Amerika kemirgenlerinde bulunduğunu söyledi. Gemideki vakaların büyük olasılıkla ortak bir çevresel kaynaktan kaynaklandığı, kişiden kişiye bulaşmanın güçlü bir olasılık olmadığı vurgulandı.
Virüs tiplerinin coğrafi farklılıkları
Hantavirüs türlerinin coğrafyaya göre değiştiğini belirten Azap, Amerika kıtasında görülen türlerin genellikle ağır akciğer tutulumu ve solunum yetmezliğine yol açtığını; Avrupa ve Asya’daki türlerin ise daha çok böbrekleri etkilediğini söyledi. Avrupa ve Asya formunda ölüm oranlarının binde bir ile yüzde 3 arasında değiştiği bilgisi paylaşıldı.
Pandemi riski ve resmi değerlendirmeler
Hastalıkların insandan insana kolay bulaşmaması nedeniyle büyük bir küresel salgın beklentisi bulunmadığını söyleyen Azap, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi ile ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin pandemi riskini hâlâ çok düşük olarak sınıflandırdığını belirtti. Bu çerçevede halkın gereksiz panik yapmaması gerektiğini vurguladı.
Tedavi, belirtiler ve tanı
Hantavirüs için spesifik bir ilaç veya aşı henüz yoktur; tedavi büyük ölçüde destekleyici yaklaşımlardan oluşmaktadır. Böbrek yetmezliği gelişen olgularda diyaliz uygulamaları gerekebiliyor ve uygun destek sağlandığında birçok hastanın iyileştiği bildiriliyor. Hastalığın başlangıcının genellikle grip benzeri semptomlarla başladığını; yüksek ateş, kas-eklem ağrıları, baş ağrısı, bulantı, kusma ve ishalin sık görüldüğünü aktardı. Böbrek tutulumu olanlarda tansiyon düşüklüğü, sıvı birikimi ve bilinç değişiklikleri gibi ciddi tablolar gelişebiliyor. Tanı, PCR ile kolaylıkla konulabiliyor.
Korunma önerileri
Azap, korunmanın en temel yolunun kemirgenlerle doğrudan veya dolaylı teması önlemek olduğunu belirtti. Özellikle kırsal alanlarda ve yayla evlerinde temizlik yaparken toz kaldıracak şekilde süpürme yapılmaması, öncelikle yüzeylerin ıslatılması, alanın havalandırılması ve mümkünse maske kullanılması gerektiğini önerdi.
Türkiye verileri ve gemi vakasının özeti
TTB verilerine göre Türkiye’de 2009-2025 döneminde hantavirüs kaynaklı vakalar ile ölümler kayıt altına alınmış; en yüksek yıllık vaka sayısı 2010’da 58 olarak bildirilmiştir. Son yıllarda vaka sayıları genelde 10–17 aralığında seyretmiş olup, 2025’te 12 vaka tespit edilmiş, ölüm bildirilmemiştir. 2009–2025 arasında toplam 14 hantavirüs kaynaklı ölüm bildirilmiştir.
Güney Amerika’dan Kanarya Adaları’na giden MV Hondius isimli gemide bildirilen olayda, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen yolcu ve mürettebattan birkaç kişide hantavirüs saptanmış; şu ana kadar rapor edilen 8 olgudan 5’inin hantavirüsle ilişkili olduğu doğrulanmış, 3’ü ise şüpheli durumda ve 3 ölüm bildirilmiştir.
Hantavirüsler kemirgenlerle ilişkilidir, insandan insana yayılım çok sınırlıdır, büyük bir pandemi beklentisi yoktur; tanı PCR ile konur, tedavi destekleyicidir ve korunma temelde kemirgen temasıyla mücadeleye dayanır.