Arkeoloji dünyasının en meşhur keşfi olan 5 bin 300 yaşındaki mumya Ötzi, bilim dünyasında devrim yaratacak biyolojik bir keşifle gündeme oturdu. Avusturya-İtalya sınırındaki Ötztal Alpleri’nde donmuş halde bulunan bu antik insanın, sadece statik bir kalıntı olmadığı, aksine canlı bir mikroorganizma topluluğuna ev sahipliği yaptığı anlaşıldı. Bilim insanları, mumyadan izole edilen antik maya hücrelerini laboratuvar ortamında canlı bir şekilde çoğaltmayı başararak biyolojik bir imkansıza imza attı.
Laboratuvarda Canlanan Antik Maya Kolonileri
İtalya’daki Eurac Araştırma Merkezi uzmanları, Ötzi’nin derisinden ve erime suyundan aldıkları örneklerde şaşırtıcı bulgulara ulaştı. Mikrobiyolog Mohamed Sarhan liderliğindeki ekip, dondurucu soğukta binlerce yıl geçiren “Glaciozyma” adlı özel bir maya türünün hala canlı olduğunu tespit etti. 2019 yılında toplanan numunelerin laboratuvar ortamında hücre kolonileri oluşturacak şekilde büyümesi, eksi 6 derecelik koruma odasında hayatın bir şekilde devam ettiğini kanıtladı.
DNA Zincirleri Kendini Yeniliyor mu?
Normal şartlarda antik DNA örnekleri zamanla parçalanırken, Ötzi’den alınan son örneklerdeki maya DNA’larının on yıl önceki kayıtlara göre çok daha uzun zincirli ve sağlam olduğu belirlendi. Uzmanlar, hücre miktarının son on yılda tüm mikrobiyoma hakim olacak kadar artmasını, bu mikroorganizmaların aktif olarak bölünmeye ve yeni DNA üretmeye devam etmesine bağlıyor. Bu durum, mumyanın sanıldığı gibi tamamen “uyku modunda” olmadığını, dinamik bir biyolojik sistem olarak varlığını sürdürdüğünü gösteriyor.
Bilim Tarihini Değiştirecek Yeni Bir Perspektif
Microbiome dergisinde yayımlanan bu çalışma, sadece Ötzi için değil, Sibirya ve Güney Amerika’daki diğer donmuş mumyalar için de yeni bir araştırma kapısı araladı. Ötzi’nin midesinde dahi canlı mayalara rastlanması, dünyadaki tüm antik kalıntıların incelenme biçimini kökten değiştirebilir. Artık antik kalıntılar sadece tarihsel birer obje değil, içinde binlerce yıllık sırları canlı tutan yaşayan laboratuvarlar olarak görülüyor.
Bilim insanları, mumyanın saklandığı özel soğutma odasının biyolojik aktiviteleri durdurmakta yetersiz kalmış olabileceğini, bu durumun hem bir keşif fırsatı hem de koruma açısından yeni bir zorluk yarattığını vurguluyor.