Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında ilan edilen tarihi ateşkes mutabakatının ardından, İsrail kanadından süreci tıkama potansiyeli taşıyan çok sert bir açıklama geldi. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, yaptığı ilk resmi açıklamada, varılan uluslararası anlaşmaya rağmen İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki mevzilerini kesinlikle terk etmeyeceğini ilan etti. Katz, İsrail’in askeri güvenliği gerekçe göstererek Lübnan, Suriye ve Gazze’de kontrolü altına aldığı bölgelerde ucu açık bir şekilde kalmaya devam edeceğini vurguladı.
Üç Cephede Süresiz Askeri Varlık İlkesi
Yazılı bir açıklama yayımlayan Savunma Bakanı Israel Katz, Başbakan Binyamin Netanyahu ile birlikte yürüttükleri askeri stratejinin net olduğunu belirtti. Sınır hatlarında kalıcı tampon bölgeler oluşturulacağının sinyalini veren Katz, şu ifadeleri kullandı:
“İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), sınırı ve İsrail yerleşimlerini cihatçı unsurlara karşı korumak amacıyla Lübnan, Suriye ve Gazze’deki güvenlik bölgelerinde herhangi bir süre sınırı olmaksızın kalacaktır.”
Katz ayrıca, bu güvenlik bölgelerinin yerel sakinlerden tamamen arındırılacağını, temas hattındaki köyler de dahil olmak üzere yer üstünde ve yer altında bulunan tüm “terör altyapılarının” istisnasız imha edileceğini öne sürdü.
Netanyahu Ve Katz’dan Beyaz Saray’a Ortak Mesaj
İsrail’in savaş boyunca sahada elde ettiği en büyük stratejik kazanımların bu güvenlik bölgeleri olduğunu iddia eden Katz, küresel ölçekte yükselecek hiçbir diplomatik baskıya boyun eğmeyeceklerini söyledi. Hükümetin bu kararlı duruşunun arkasında durduğunu belirten İsrailli Bakan, Başbakan Netanyahu’nun bu tutumu bizzat ABD Başkanı Donald Trump’a ve üst düzey Amerikalı yetkililere doğrudan ilettiğini kaydetti. Katz, kendisinin de bir gün önce ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile gerçekleştirdiği kritik görüşmede aynı kararlılık mesajını muhatabına net bir dille aktardığını belirtti.
Tahran’a Topyekun Savaş Tehdidi
Açıklamasında doğrudan İran yönetimini de hedef alan Israel Katz, Washington ile varılan uzlaşıya güvenilmemesi gerektiği mesajını verdi. Lübnan’daki statünün korunması noktasında Tahran’dan gelebilecek olası hamlelere karşı uyarıda bulunan Bakan Katz, “Eğer İran, Lübnan’daki gelişmeler nedeniyle İsrail’e saldırırsa, tüm gücümüzle karşılık veririz” diyerek bölgede tansiyonu yükseltecek bir askeri karşılık tehdidinde bulundu.
Tarihi İmzaya Doğru Bölgede Gerilim Tırmanıyor
İsrail hükümetinden yükselen bu çatlak seslere rağmen, ABD ve İran arasındaki diplomatik takvim işlemeye devam ediyor. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, 15 Haziran’ın ilk saatlerinde yaptığı resmi açıklamada, Washington yönetimi ile yürütülen müzakerelerin başarıyla sonuçlandığını ve mutabakata varıldığını doğrulamıştı. Taraflar arasındaki resmi mutabakat zaptının, planlandığı üzere 19 Haziran’da İsviçre’de imzalanması beklenirken, İsrail’in sahada geri adım atmayacağını açıklaması anlaşmanın geleceğine dair soru işaretlerini artırıyor.