Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) süresiz nafaka düzenlemesini iptal etme kararına ilişkin çarpıcı bir analiz yayımladı. Kararın sadece hukuki bir teknik düzenleme olmadığını savunan dernek, meselenin emekçi kadınların yaşam koşullarını doğrudan etkileyen “sınıfsal” bir problem olduğunun altını çizdi. Yapılan açıklamada, Türkiye’deki kadınların güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda bırakılmasının, boşanma sonrası yoksulluk riskini derinleştirdiği vurgulandı.
“Sorun Nafaka Değil, Sömürü İlişkileridir”
Nafakanın hedefe konulmasını eleştiren dernek, asıl tartışılması gereken konunun kadınları ekonomik olarak bağımlı kılan sistem olduğunu belirtti. Açıklamada, “Nafaka tartışmaları, kadınların yoksulluğunu üreten ekonomik düzeni gizleme aracı olarak kullanılıyor. Sorun birkaç bin liralık ödeme değil; kreş, istihdam ve sosyal güvenlik politikalarının eksikliğidir,” ifadelerine yer verildi. Boşanmış kadınların gelir güvencesini zayıflatmak yerine, devletin bu bağımsızlığı güçlendirecek hizmetleri sunması gerektiği hatırlatıldı.
Yoksulluk ve Şiddet Riski Uyarısı
Kararın olası sonuçlarına dair karamsar bir tablo çizen dernek, düzenlemenin kadınları hayati bir riskle karşı karşıya bırakabileceğine dikkat çekti. Açıklamada şu riskler sıralandı. Boşanma sonrası gelir güvencesinin zayıflaması ve yoksulluğun artması. Çocuk bakım yükünü üstlenen kadınlar üzerindeki ekonomik baskının yoğunlaşması. Ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle kadınların şiddet içeren veya mutsuz evlilikleri sürdürmek zorunda kalması.
“Bedeli Yine Emekçi Kadınlar Ödeyecek”
Meseleyi “erkek mağduriyeti” veya “kadın ayrıcalığı” parantezinden çıkaran dernek, bakım emeğinin ücretsiz biçimde kadınlara yüklendiğini savundu. Sınıf perspektifinden bakıldığında en ağır bedelin yoksul kadınlar tarafından ödeneceği vurgulanan açıklamada, “Bugün tartışılması gereken nafakanın nasıl kaldırılacağı değil; kadınların boşandıklarında neden bu kadar büyük bir yoksullaşma riskiyle karşı karşıya kaldıklarıdır,” denildi.