Türkiye ve Malezya, deniz güvenliği alanında stratejik ortaklığı yeni bir boyuta taşıyan tarihi bir hükümetler arası (G2G) anlaşmaya imza attı. Malezya, ülkenin en kritik ve hassas bölgelerinden biri olan Doğu Sabah karasularının güvenliğini artırmak amacıyla, eskiyen statik deniz üssünün yerine geçecek olan Çok Maksatlı Komuta Platformu (MCMP) gemisinin tedarikinde Türkiye’yi seçti.
On Üçüncü Malezya Planı kapsamında resmiyet kazanan proje için Malezya Milli Güvenlik Kurulu (MKN) ile T.C. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzalandı. Fransa’daki Eurosatory 2026 fuarı döneminde gerçekleşen bu stratejik iş birliği, sadece bir gemi tedarikini değil; teknoloji transferini (ToT), Malezya’daki savunma altyapısına yatırımları ve iki ülke arasında köklü bir uzmanlık değişimini de kapsıyor.
Statik Üsten Dinamik Güce: Denizde “Oyun Değiştirici” Hamle
Yeni tedarik edilecek MCMP gemisi, Doğu Sabah bölgesinde yaklaşık on yıldır ön cephe olarak hizmet veren ancak işletme ve bakım maliyetleri oldukça yüksek olan sabit Tun Sharifah Rodziah Deniz Üssü’nün (PL TSR) yerini alacak.
Malezya Milli Güvenlik Kurulu, sabit bir platform yerine geniş hareket kabiliyetine sahip bu modern gemiyi bölge için bir “oyun değiştirici” olarak tanımlıyor. Operasyonel liderliğini Malezya Kraliyet Donanması’nın (TLDM) üstleneceği bu proje ile sağlanan avantajlar şunlardır:
-
İki Katına Çıkan Gözetleme Gücü: Bölgedeki radar ve izleme kabiliyetleri iki kat artırılacak.
-
İleri Teknoloji Ekosistemi: Gemi; Türkiye’den tedarik edilecek uzun menzilli radar sistemleri, İnsansız Hava Araçları (İHA) ve İnsansız Deniz Araçları (İDA) ile donatılacak.
-
Esnek Konuşlanma: Sabit platformların aksine, kriz anlarında ihtiyaç duyulan sıcak noktalara hızla intikal edebilecek.
Tersane Rekabeti: DESAN ve STM Masada
Anlaşmanın G2G (Hükümetten Hükümete) seviyesinde imzalanmasının ardından, Türkiye’deki tersanelerden projeye yönelik teklifler toplanmaya başlandı. Henüz hangi tersanenin ana yüklenici olacağı kesinleşmemiş olsa da Malezya pazarında halihazırda güçlü referansları olan iki Türk şirketi öne çıkıyor:
-
DESAN: Malezya Sahil Güvenlik unsurları için MPMS prokesi kapsamında Türkiye’de iki adet geminin inşa faaliyetlerini başarıyla sürdürüyor.
-
STM: Malezya Kraliyet Donanması için kritik projeler yürüten ve bölgede yüksek güvenilirliğe sahip bir diğer dev savunma firması.
Nihai kararın ardından, Türk denizcilik firmalarından biri MCMP gemisinin inşasını ve teslimatını üstlenecek.
STM’den Malezya Donanması’na İkinci Teklif: Çok Maksatlı Destek Gemisi (MRSS)
Malezya Kraliyet Donanması’nın yürüttüğü Çok Maksatlı Destek Gemisi (MRSS) programında da Türkiye’den STM en güçlü aday konumunda yer alıyor. İlk olarak LIMA 2025 fuarında konsept tasarımı sergilenen MRSS, yakın zamanda düzenlenen DSA 2026 fuarında Malezya’nın olgunlaşan isterlerine göre revize edildi.
Yenilenen fonksiyonel tasarımda baş topu, yükleme vinçleri ve hem kıçta hem başta yer alan iki adet GÖKDENİZ Yakın Hava Savunma Sistemi (CIWS) dikkat çekiyor.
STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz: “Malezya Deniz Kuvvetlerinin isterlerini dikkate alarak özgün olarak tasarladığımız Çok Maksatlı Destek Gemisi (MRSS), hem amfibi harekât hem de denizde lojistik destek görevlerini başarıyla yerine getirebilecek, maliyet etkin bir platformdur. Araç, 14 ana muharebe tankı, 9 amfibi araç, 500 askeri personel ve 2 adet 15 tonluk helikopter taşıma kapasitesine sahip.”
Milli imkanlarla tasarlanan bu havuzlu çıkarma gemisi, askeri görevlerin yanı sıra kriz ve doğal afet zamanlarında insani yardım, tahliye ve hastane gemisi olarak da görev yapabilecek esneklikte tasarlandı.
LMS Batch 2 Projesinde “Raja Laut” Suyla Buluştu
Türkiye ile Malezya arasındaki denizcilik iş birliğinin en somut örneği ise Kıyı Görev Gemisi İkinci Seri (LMS Batch 2) projesinde yaşanıyor. STM ana yükleniciliğinde İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde inşa edilen 3 adet korvetten ikincisi olan Raja Laut, geçtiğimiz hafta başarıyla denize indirildi.
99,56 metre boya ve 2500 ton deplasmana sahip bu korvetler, Türk savunma sanayiinin yerli bileşenleriyle donatılıyor:
10 Haziran 2026’da Ankara’da yapılan devlet töreniyle kabul mektupları teslim edilen bu korvetler, Türkiye’nin savunma sanayii ihracat vizyonuna dev bir katkı sağlarken, iki dost ülkenin denizlerdeki hakimiyet ortaklığını perçinliyor.