Beyaz Saray’ın lideri, katıldığı televizyon programında yaptığı açıklamada Doğu Bloku ülkesinin derhal masaya oturmaması halinde, askeri kapasitesi tamamen bitene dek hava bombardımanlarının süreceğini net bir dille aktardı. ABD Başkanı ayrıca, gerçekleştirilen son operasyonlarda Tel Aviv yönetiminin herhangi bir rolü bulunmadığını savundu.
Bu sert çıkıştan hemen önce Pentagon, bölgedeki donanma unsurları ile lojistik taşımacılık yapan sivil gemilerin güvenliğini tehdit eden mevzilere yönelik önleyici darbeler vurulduğunu ilan etmişti.
Hava Harekâtları İkinci Gününde De Kesintisiz Sürdü
İki başkent arasındaki füze ve hava düellosu perşembe gününde de hız kesmedi. Böylece taraflar, son kırk sekiz saat içinde birbirlerinin stratejik noktalarını aralıksız olarak ateş altına almış oldu.
Cumhuriyetçi lider, karşı tarafın barış anlaşmasını şartsız kabul etmemesi durumunda çok daha yıkıcı operasyonların kapıda olduğunu yineledi. Gerginlik, hafta başında su yolları üzerinde bir askeri helikopterin vurulmasıyla alevlenmişti.
Bu tehlikeli sürtüşme, bahar aylarında sağlanan pamuk ipliğine bağlı barış zeminini sarsarken, kış döneminde başlayan yoğun muharebelerin tamamen sonlanacağına dair diplomatik umutları da bir kez daha sekteye uğrattı.
Ortadoğu Coğrafyasındaki Üsler Hedef Alındı
Körfez bölgesindeki ordu birlikleri, Pentagon’un hava saldırılarına yanıt olarak geniş tabanlı bir taarruz dalgası başlattıklarını duyurdu. Bölge medyasında yer alan iddialara göre komşu emirliklerdeki Amerikan lojistik merkezleri füze yağmuruna tutulurken, gelişmiş koruma şemsiyeleri bu tehditlerin bir kısmını havada imha etti.
Pentagon’a bağlı Merkez Komutanlığı ise gece yarısı operasyonunda karşı tarafın gözetleme radarlarını, komuta merkezlerini ve erken uyarı sistemlerini felç ettiklerini aktardı. Batı dünyası bu müdahaleyi uluslararası angajman kuralları çerçevesinde meşru müdafaa olarak tanımladı.
Yerel kaynaklar, ülkenin güney kıyı şeridinde yer alan limanlarda, adalarda ve iç kesimlerdeki nükleer tesislere yakın kentlerde şiddetli patlama seslerinin yankılandığını bildirdi.
Karşı taraf ise düşman donanmasına ait stratejik filolar dahil olmak üzere yirmiden fazla yabancı askeri tesisi başarıyla vurduklarını öne sürdü. Komşu topraklardaki üslere onlarca balistik füze gönderildiği iddia edilirken, sınır ülkeleri savunma sistemlerinin tam kapasite çalıştığını teyit etti.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Acil Koduyla Toplandı
Sıcak çatışma alanının genişlemesi küresel diplomasi merkezlerini harekete geçirdi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, dünya barışını derinden sarsacak bu gidişatın faturasının yerel sınırları aşarak tüm kıtaları etkileyeceği yönünde kritik bir uyarı yayımladı.
Sosyal ağlar üzerinden dünya liderlerine seslenen Genel Sekreter, coğrafyanın topyekun bir yıkıma sürüklendiğini, mevcut tablonun bir ateşkesten ziyade yıpratma harbine dönüştüğünü savundu.
“Küçük ölçekli görünen bu çatışmaların kıtasal bir savaşı tetikleme potansiyeli hafife alınmamalıdır” diyen üst düzey diplomat, tüm aktörleri acilen diplomatik müzakere masasına dönmeye davet etti ve bahanelerin arkasına sığınılmaması gerektiğini vurguladı.
Bu esnada Güvenlik Konseyi, tırmanan krize kalıcı bir çözüm bulabilmek adına New York’ta olağanüstü toplandı. Toplantıda arabuluculuk formülleri üzerinde durulurken, şimdiye kadarki en sert ve kararlı barış çağrısı yapıldı.
Strateji Uzmanları Çıkmaz Sokağa Dikkat Çekiyor
Uluslararası analiz merkezlerine konuşan eski diplomatlar, her iki gücün de askeri kartları birer siyasi şantaj enstrümanı olarak kullandığını ve tarafların tam bir tıkanma noktasına doğru ilerlediğini belirtiyor.
Askeri uzmanlar ise Amerikan yönetiminin müzakereler için çok dar takvimler belirlemesinin, karşı tarafın direniş stratejisini güçlendirdiğini savunuyor.